DOLAR 7,8284
EURO 9,1784
ALTIN 475,18
BIST 10,0697
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Gök Gürültülü

İş Kazasının Tanımı, Unsurları ve Kapsamı

Şener Çakıcı - SGK Başmüfettişi
Şener ÇAKICI, 1970 yılında dünyaya geldi, babasının görevi nedeniyle, İlk, orta ve lise eğitimini Erzincan’ın Tercan İlçesinde bitirdi. Uludağ Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünden 1993 yılında mezun oldu, özel sektörde ki çalışmaları devam ederken, mali müşavirlik stajını tamamladı ve aynı zamanda Uludağ Üniversitesi Maliye Anabilim Dalı Mali İktisat Bilim Dalında yüksek Lisansını tamamlayarak “Türkiye’de Sosyal Güvenlik Kurumlarının Mali Sorunları ve Ekonomik İstikrar” konulu tezi savunarak 2001 yılında mezun oldu. İlk olarak 1999 yılında SSK da Sigorta Müfettişi olarak başladığı meslek hayatına halen devam ettiği SGK Rehberlik ve Teftiş Ankara Grup Başkanlığında SGK Başmüfettişi olarak çalışmalarına devam etmektedir.

İŞ KAZASI NEDİR

İş Kazasının Tanımı, Unsurları ve Kapsamı

5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında iş kazası;
a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olay olarak tanımlanmıştır.

Buna göre bir olayın iş kazası sayılabilmesi için;

-Kazayı geçiren kişinin sigortalı olması,
-Kaza sonucu bedence veya ruhça engelli hale gelmesi,
-Kaza ile sonuç arasında uygun bir illiyet bağının bulunması,

Şartlarının bir arada bulunması ile birlikte, olayın yukarıdaki bentlerde sayılan hallerden birinde meydana gelmesi gerekmektedir.

İş kazası sigortası hükümleri; Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar ile; 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (e) ve (g) bentlerinde sayılan sigortalılar, Kanunun Ek 5 inci maddesinde belirtilen tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışan sigortalılar, Ek 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şartlarda ev hizmetlerinde çalışan sigortalılar ve 2547 sayılı Kanunun Ek 29 uncu maddesine göre intörn statüsündeki öğrenciler için geçerlidir.

İş kazaları deyince genelde hizmet akdine dayalı olarak çalışan işçiler (4/a) akıllara gelmesine rağmen gerek İş Kanunu ve çerçeve kanunlarca düzenlenmiş olan Bağ-kur (4/b) sistemine bağlı olan kişiler de iş kazası hükümlerinden faydalanırlar.

Buna göre iş kazası hükümlerinden faydalanacak olan Bağ-kur’luları (4/b) şu şekilde sıralayabiliriz:
Köy ve mahalle muhtarı seçilenler,
Ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usülde gelir vergisi mükellefi olanlar,
Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkar siciline kayıtlı olanlar,
Kolektif şirketlerin ortakları,
Limited şirketlerin ortakları,
Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları,
Adi komandit şirketlerin komandit ve komanditer ortakları,
Donatma iştiraki ortakları,
Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları,
Tarımsal faaliyette bulunanlar,
Jokey ve antrenörleri. (6132 s. At Yarışları Hakkında Kanuna tabi olmalıdırlar)

İş Kazasının Bildirimi ve Bildirim Süresi

İş kazasının bildirimi ve bildirim süresi Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile Ek 5 inci maddesinin beşinci fıkrasında ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 35 inci maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre;
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan sigortalılar, 5 inci maddesinin (a), (b), (c) ve (e) bendinde sayılan sigortalılar ile Ek 9 uncu maddesinde belirtilen şartlarda ev hizmetlerinde çalışan sigortalılar ve intörn öğrencilerin iş kazası geçirmeleri halinde işverenleri tarafından kazanın olduğu yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhal,
Kanunun 5 inci maddesinin (g) bendinde sayılan sigortalının iş kazası geçirmesi halinde, işvereni tarafından kazanın olduğu ve ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerdeki yerel kolluk kuvvetlerine derhal, Kuruma da kazadan sonraki,
Kanunun Ek 5 inci maddede belirtilen tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışan sigortalıların ise kendilerince veya işverenlerince kolluk kuvvetlerine derhal, Kuruma da kazadan sonraki,
3 iş günü içinde bildirilmesi gerekmektedir.

Sigortalıların, işverenin kontrolü dışındaki yerlerde iş kazası geçirmeleri halinde ise, iş kazası ile ilgili bilgi almasına engel olacak durumlarda, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren bildirim süresi 3 iş günüdür.
Bildirim süreleri iş günü olarak belirlendiğinden cumartesi, pazar ile resmi tatil günleri hesaba katılmayacak, bu günlere rastlayan kazaların anılan günleri takip eden günden itibaren 3 iş günü içinde bildirilmesi gerekecektir.
Meydana gelen iş kazasının işveren tarafından Kuruma e-Bildirim programı üzerinden bildirilmesi gerekmektedir.
Ancak, bilgi işlem altyapısında meydana gelen arızalar ya da elektronik erişimin sağlanamaması, e-Bildirge şifresi alınamaması gibi nedenlerle, bildirimin elektronik ortamda yapılamaması durumunda, işverenlerce veya sigortalılarca kâğıt ortamında Ek-7 formu (Ek-7) veya aynı bilgileri taşıyan dilekçe ile yasal süresinde Kuruma yapılması halinde bildirim geçerli sayılacaktır.

5510 Sayılı Kanuna Göre İş Kazasının İşverenlerce Geç Bildirilmesi veya Bildirimin Yanlış Yapılması

Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların iş kazası geçirmeleri halinde yukarıda açıklanan sürelerde işverence bildirim yapılmaması durumunda;
Bildirimin Kuruma yapıldığı tarihe kadar sigortalıya ödenen/ödenecek geçici iş göremezlik ödeneğinin Kurumca işverenden tahsil edilmesi için gerekli işlemler yapılacaktır.
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olanların (Bağ-Kur) iş kazası geçirmeleri ve süresinde bildirilmemesi hâlinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için geçici iş göremezlik ödeneği kendilerine ödenmeyecek, sadece bildirim tarihinden sonraki sürelere ait geçici iş göremezlik ödeneği ödenecektir.
Ancak bildirim tarihinden önceki süreler için ödenen ödenekler varsa sigortalıdan Kanunun 96 ncı maddesi hükmü gereği tahsil edilecektir.

İş Kazası Hallerinde Sağlanan Haklar Nelerdir

Kanunun 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında iş kazası ve meslek hastalığı hallerinde sigortalılara sağlanan haklar;
a-Sigortalıya geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneğinin verilmesi,
Sigortalının, geçici iş göremezlik ödeneğinden yararlanabilmesi için öncelikle meydana gelen olayı iş kazası olarak nitelendirmesi gerekir.
Kurumun, meydana gelen olayı iş kazası olarak değerlendirmesinin ardından Sağlık Kurulundan alınacak istirahat raporu ile geçici iş göremezlik ödeneğine hak kazanılacaktır.

b-Sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması,
İş kazası veya meslek hastalığı neticesinde yetkili Sağlık Kurulundan alınan raporlar doğrultusunda meslekte kazanma gücü %10 oranında azalma tespit edilen işçiye sürekli iş göremezlik geliri bağlanacaktır.

c-İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanması,
Sigortalının iş kazası neticesinde ölmesi halinde geriye kalan hak sahipleri ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler sigortalının desteğinden yoksun kalacaklardır.
İşbu nedenlerle iş kazası veya meslek hastalığı neticesinde ölümün gerçekleşmesi halinde hak sahiplerine gerekli şartlar sağlanmış olması koşuluyla ölüm aylığı yani ölüm geliri bağlanmaktadır.

ç-Gelir bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi,
Ölüm geliri alan hak sahibi kız çocukları evlenme ödeneğinden faydalanabilmektedirler.
Nitekim evlilik dolayısıyla kız çocuklarının başvurusu üzerine, almakta oldukları ölüm aylığının 2 yıllık toplam tutarı tek seferde hak sahibine ödenecektir

d-İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği verilmesi, olarak sıralanmıştır.
İş kazası veya meslek hastalığı neticesinde ölüm halinde hak sahibi kişilere cenaze masraflarının karşılanması amacıyla cenaze ödeneği verilir.
Sigortalının ölmesi halinde cenaze ödeneği öncelikli olarak eşe, eş yoksa çocuklarına, çocuklar da yoksa ölen sigortalının anne ve babasına, onlar da yoksa ölen sigortalıların kardeşlerine bu ödenek verilecektir.

Ödeneklerde (Sürekli ve Geçici İş Göremezlik Geliri) Zamanaşımı

Sigortalının iş kazası veya meslek hastalığı geçirmesiyle birlikte birçok hak üzerinde işlem tesis edebileceğini beyan etmiştik.
Nitekim iş kazası veya meslek hastalığı sonrasında işçinin ölümü ile diğer hak sahipleri de ölüm gelirine hak kazanmaktadırlar.
5510 sayılı kanun gereğince kısa vadeli sigorta kollarından kazanılan haklar, hakkın doğduğu tarihten itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
İşbu nedenle iş kazası geçiren işçiler veya meslek hastalığı geçiren işçiler haklarını 5 yıl içerisinde talep etmelidirler. Aksi takdirde zamanaşımına uğrayacak ve sigortalılar bu haklardan faydalanamayacaktır.

İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sigortasından Yararlanma Şartları

Sigortalıların iş kazasına bağlı olarak geçici iş göremezlik ödeneklerinden yararlanabilmeleri için Kuruma yapılan bildirimin iş kazası olarak kabul edilmesi, meslek hastalığı sigortasından geçici iş göremezlik ödeneğinden yararlanabilmek için ise meslek hastalığının Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilmesi gerekmektedir.
Geçici iş göremezlik ödeneğinin süresi Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından alınacak istirahat raporuna bağlıdır.
Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine istinaden sigortalılara iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle iş göremedikleri sürece prim ödeme gün sayısı şartı aranmaksızın ilk günden itibaren her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilecektir.
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılanlara (Bağ-Kur) iş kazası ile meslek hastalığı halinde geçici iş göremezlik ödeneği, genel sağlık sigortası dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması şartıyla yatarak tedavi ve bu tedavi sonrası ayaktan tedavilerine ilişkin verilen istirahat süreleri için ödenecektir.
Tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanlar, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar. Bunlar hakkında bu kanunun kısa vadeli sigorta kolları bakımından yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanır.
Kanunun Ek 5 inci maddesine göre tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışan sigortalıların, iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kollarından sağlanan yardımlardan yararlanabilmeleri için iş kazasının olduğu tarihten en az on gün önce tescil edilmiş olmaları ve sigortalılıklarının sona ermemiş olması, iş kazası veya meslek hastalığından dolayı geçici iş göremezlik ödeneği ödenmesi için prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması gerekmektedir.

İş Kazası Geçirdim İşverene Karşı Dava Açabilir Mi.?

İş kazası geçiren işçi, işgücü kaybı oranı doğrultusunda maddi ve manevi tazminat davası açacaktır.
Bunun yanı sıra işçinin iş kazası neticesinde ölmesi halinde manevi tazminat davası ölen işçinin mirasçıları davayı açma hakkına sahip olacaktır.
Açılacak maddi ve manevi tazminat davasının avukatla temsil edilmesi zorunlu olmamakla birlikte; bu tür teknik davaların avukatla takip edilmesi daha sağlıklı olacaktır.

İşveren Hangi Durumlarda Sorumlu Olur.

İşverenin iş kazası nedeniyle tazmin sorumluluğunun doğması için her şeyden önce bir kazanın olması, bu kazanın bir iş kazası niteliğinde olması, işverenin kusurlu olması, iş kazası sonucunda bedensel veya ruhsal bir zararın ya da ölümün ortaya çıkması ve uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
İşverenin gözetme borcuna aykırı davranışı sonucunda meydana gelen iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle işçi, uğradığı bedensel ya da ruhsal zararlarının tazminini talep edebilir (Maddi tazminat)
Bunun yanında işçi, koşulları varsa ayrıca manevi tazminat da isteyebilir. İşverenin gözetme borcuna aykırı davranması sonucunda, iş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan işçinin ölümü halinde desteğinden yoksun kalanlar da tazminat talebinde bulunabilirler. Buna “destekten yoksun kalma tazminatı” adı verilir.

İş Kazalarında Kaçınılmazlık İlkesi Nedir ?

Yargıtay’ın vermiş olduğu kararlarda sıkça ifade edilen kaçınılmazlık ilkesi yasa metnimizde de yerini almış ve içtihatlarda sıkça karşılaşılan ve eksikliği hissedilen bir husus yasa metnine dönüşmüştür.
Peki kaçınılmazlık ilkesi nedir ?
Kaçınılmazlık ilkesi, olay anında alınabilecek tüm önlemlerin mevzuatlar ve hayat şartları doğrultusunda alınmasına rağmen iş kazasının veya meslek hastalığının önünü geçememesi haline dair düzenlenmiş ilkedir.
Burada iş kazasının gerçekleşmesinde üçüncü kişinin, işverenin veya bir başkasının kusuru halinde tazminat hususunun değişiklik göstereceğini söylemek yerinde olacaktır.

Kazalardan dolayı işverenin sorumluluğu üç halde sınırlandırılabilir:

Mücbir sebep:
Bu husus, sorumlunun faaliyet ve işletmesi dışında oluşan kesin ve kaçınılmaz olarak olayın meydana gelmesini etkileyen o an için karşı konulması mümkün olmayan olaylardır. İşverenin olayın meydana gelmesinde veya sonuçlarının azaltılmasında bir kusurunun olmaması esastır.
Zarar görenin ağır kusuru:
Neden sonuç ilişkisinin kesilmesine çalışanın kendi davranışı sebep olmuş ve illiyet bağını tam kesmiş ise ağır kusurdan söz edilebilir.
Çalışan işin ifası sırasında kendisinden beklenen en temel basit ve olağan özeni göstermemiş ise onun bu davranışı işverenin sorumluluğunun kalkmasına teşkil eder.
Çalışanın kusurlu davranışının illiyet bağını tam kesmediği halde ise ortak neden-sonuç ilişkisinden bahsedilerek birlikte kusur ve tazminat indirimi bir olasılık olarak gündeme gelebilir.
Üçüncü şahsın ağır kusuru:
Üçüncü şahsın ağır kusuru neden-sonuç bağını kesebilecek yoğunlukta ise işverenin sorumluluğu kalkar.
Zira bu durumda işverenin işletme tehlikelerine karşı önlem alma borcu geri plana itilmekte ve üçüncü şahsın ağır kusuru zararı doğuran sebep olmaktadır.

İş Kazalarında Kusur Oranlarının Belirlenmesi.

İş kazası halinde kusur oranlarının belirlenmesi önem taşımaktadır.
Nitekim Kurum ve işveren arasındaki gider paylaşımı kusur oranlarının belirlenmesi halinde paylaşılacaktır. Bunun yanı sıra üçüncü kişinin kusuru da söz konusu olabilir. İşbu nedenle kusur tespiti çok büyük önem taşımaktadır.
Maluliyet ve ölümle neticelenen iş kazalarında kusur oranları mahkemelerce tesis edilecek ve rücu işlemleri mahkemece belirlenen kusur oranları üzerinden gerçekleştirilecektir.
Maluliyet ve ölüm haricinde neticelenen iş kazalarında ise denetim raporlarında verilen oranlar ve kaza tutanaklarında belirtilen hususlara göre kusur oranları belirlenecek ve rücu işlemleri buna göre gerçekleştirilecektir.

Şener ÇAKICI
SGK Başmüfettişi
Mali İktisat Bilim Uzmanı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.