DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

Yeni Torba Yasa (7394 Sayılı Kanun) İle Vergi Kanunlarında Yapılan Değişiklikler!

12
A+
A-

2021 yılına ilişkin Gelir ve Kurumlar Vergisi beyanlarının verildiği bir dönemde meclise sunulan “Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapilmasi Hakkinda Kanun İle Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik  Yapilmasina Dair 7394 Sayılı Yasa Teklifi” 08.04.2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasallaşmış olup, 15.04.2022 tarih ve 31810 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Kanunun genel gerekçesinde; Vatandaşlarımızın bazı konulara ilişkin olarak yaşayabileceği hak mağduriyetlerinin önüne geçilmesi, ödeme kolaylığı sağlanması ve kamu kurum ve kuruluşlarımızın muhtelif konulara ilişkin olarak ihtiyaç duyduğu kanuni düzenlemelerin hayata geçirilmesi hedeflenmektedir.” denilmektedir. Bu yazımızda sözkonusu kanunla yürürlüğe giren Kurumlar Vergisi Kanunu, Vergi Usul Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve Katma Değer Vergisi kanunlarında yapılan değişiklikleri uygulamadaki yönleri ile irdelemeye çalışacağım.

“Olağan kanun yapma süreci dışında birbirleri ile konu yönünden ilgili olmayan ve birçok kanunda ek veya değişiklik öngören bir kanun yapma yöntemi olan “Torba Kanunlarla”  yasa yapma süreci, devam ettiği sürece, torba yasanın tüm maddeleri konusunda çoğu zaman bir yazıda görüş bildirmenin konunun anlaşılabilirliği açısından doğru sonuçlar verebileceği kanısında değilim. Bu nedenle tabiri caiz ise “torbanın içinden” seçim yaparak sadece vergi kanunlarında yapılan düzenlemeler ile ilgili görüşlerimi ortaya koymaya çalışacağım

Yukarıda belirttiğimiz üzere torba kanunla dört vergi kanununda önemli değişiklikler ve ilk defa uygulamaya girecek düzenlemeler yapılmış olup bunları kanun bazında aşağıdaki şekilde açıklayabiliriz:

Gelir Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler Nelerdir?

  1. Kanunun 1.maddesi ile, Gelir Vergisi Kanunu’nun Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler başlıklı 41. Maddesine yeni bir bent eklenerek, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun Ek 4’üncü maddesi uyarınca, hakkında reklam yasağı kararı verilmiş olmasına rağmen, reklam yasağı getirilenlere reklam vermeye devam eden gelir vergisi mükelleflerinin bu harcamaları vergi matrahının hesaplanmasında gider olarak kabul edilmeyeceği hükme bağlanmıştır.
  2. Kanunun 2. Maddesi ile, Gelir Vergisi Kanunu’nun Serbest Meslek Erbabı başlıklı 66. Maddesine yeni bir bent eklenerek, bir veya birden fazla özel sağlık kuruluşu ile sözleşme düzenleyerek bu şekile, hekimlik faaliyetini yürüten hekimlerin vergilendirilmesi konusundaki tereddütleri giderilerek bunların serbest meslek erbabı olarak kabul edilmesi ve kazançlarının da serbest meslek kazancı hükümlerine göre vergilendirilmesi sağlanmıştır.

Vergi Usul Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler Nelerdir?

1. Kanunun 3. Maddesi ile, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Vergi Dairesi başlıklı 4.maddesinde yapılan değişiklerle, “Vergi daireleri tarafından düzenlenen ve imzalanması gereken tahakkuk fişi, ihbarname, ödeme emri, muhasebe işlem fişi, haciz varakası, mahsup alındısı, takdire sevk fişi gibi belgelerin, Gelir İdaresi Başkanlığınca elektronik ortamda imzalanması, mühürlenmesi veya onaylanması için Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.Bu düzenleme ile yukarıda belirttilen belgelerin, Gelir İdaresi Başkanlığınca elektronik ortamda imzalanması, mühürlenmesi veya onaylanması ile bu belgeler, vergi daireleri tarafından imzalanmış, mühürlenmiş veya onaylanmış belge hükmü taşıyacaktır.

2. Kanunun 4. Maddesi ile, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Kaçakçılık Suçları ve Cezaları başlıklı 359.maddesinde yapılan düzenlemelerle, bu maddede yer alan suçlar bakımından, soruşturma ve kovuşturma aşamasında da aynı kanunun 371. Maddesinde açıklanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesine imkân sağlanmaktadır.

Bu madde de yapılan düzenleme ile;

Vergi Usul kanunun 359.ıncu maddesinin (a) fıkrasında belirtilen, vergi kanunlarına göre tutulan defter ve kayıtlar üzerinde hile ve tahrif edenler ve yanıltıcı belge düzenleyenlerin bu fiilleri için öngörülen vergi kaçakçılığı suçu cezasının üst sınırı 3 yıldan 5 yıla çıkarılmıştır.

(b), (c) ve (ç) fıkralarında belirtilen, Defter, kayıt ve belgeleri yok edenler, sahte olarak düzenleyenler ile Hazine ve Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, bakanlıkla anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlara, ödeme kaydedici cihazlara müdahale ederek satışlara ait belgelerin kayıt alınmasına engel olanlara ve ilgili kurumlara elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyen veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebep olanlara bu  fiilleri için öngörülen vergi kaçakçılığı suçu cezasının üst sınırı da 5 yıldan 8 yıla çıkarılmıştır.

Görüldüğü üzere, vergi kaçakçılığı suçlarındaki cezaların alt sınırlarında değişiklik yapılmazken üst sınırlar vergi kaçakçılığı suçları ile yapılan mücadelenin daha da etkinleştirilmesi amacıyla yukarıda belirttiğimiz şekilde arttırılmış bulunmaktadır.

VUK’un 359.maddesinde belirtilen hürriyeti bağlayıcı cezaların üst sınırı bu şekilde arttırılmakla birlikte Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen etkin pişmanlık düzenlemesine benzer bir düzenleme de yeni bir uygulama olarak vergi kaçakçılığı suçları içinde getirilmiştir.

Buna göre;

Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının;

Soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında,

Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilecektirZ

Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirileceği hükme bağlanmış olup,

Belirlenen bu ceza indirimlerinden faydalanabilmek için vergi mahkemesinde dava açılmaması, açılmışsa feragat edilmesi, kanun yollarına başvurulmaması veya başvurulmuşsa vazgeçilmesi şarttı getirilmiştir.

Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, bu suçlar için, Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.” Şeklinde düzenlenen Türk Ceza Kanunu’nun Zincirleme suç başlıklı 43.üncü maddesi uygulanacaktır.

3. Kanunun 5. Maddesi ile, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Bazı Kaçakçılık Suçlarının Cezalandırılmasında Usul başlıklı 367. nci maddesinin dördüncü fıkrasından sonra, gelmek üzere eklenen fıkra ile, 359.uncu maddede yazılı suçlara ilişkin yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturmalarda mütalaaya konu fiilin, başka bir kişi tarafından veya başka bir kişiyle birlikte gerçekleştirildiğinin ortaya çıkması durumunda, bu kişi bakımından kamu davası açılması için, artık rapor düzenlenmesi ve mütalaa verilmesi şartı aranmayacaktır.

4. Kanunun 6. Maddesi ile, 213 sayılı Kanuna 34 numaralı geçici madde eklenmekte ve Kanunun 359.uncu maddesinde yukarıda belirttiğimiz torba kanunun 4. Maddesi ile yapılan düzenlemelerin, yargı mercileri önünde veya infaz aşamasında olan dosyalar bakımından uygulanabilmesine yönelik geçiş hükümleri getirilmektedir.

Buna göre;

Soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilmek için;

Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödemeleri gerekmektedir.

Bu fıkrada belirtilen ceza indiriminden faydalanabilmek için vergi mahkemesinde dava açılmaması, açılmışsa feragat edilmesi, kanun yollarına başvurulmaması veya başvurulmuşsa vazgeçilmesi şarttır.

Birinci fıkra hükümleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanır. Bu takdirde, ödemenin hüküm verilinceye kadar yapılması şarttır.

Bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde 359.uncu madde kapsamına giren suçlardan dolayı temyiz veya istinaf kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilecektir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilecektir.

359. uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılacaktır.

Katma Değer Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler Nelerdir?

  1. Kanunun 10. Maddesi ile, 3065 Sayılı Katma Değer Kanunu’nun Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna başlıklı 13. üncü maddesinde düzenlenen, Çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kanuni ve iş merkezi Türkiye’de olmayan ve bir işyeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye’de kazanç elde etmeyen kurumlara yapılan konut veya iş yeri teslimleri nedeniyle İstisna kapsamında teslim edilen konut veya iş yerinin elde tutulma süresi, bir yıldan üç yıla çıkarılmıştır.
  2. Kanunun 11. Maddesi ile, 3065 Sayılı Katma Değer Kanunu’nun İmalat sanayine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan yatırımlarda KDV iadesini düzenleyen Geçici Madde 37. ci, maddesinde yapılan değişiklikle, bu madde kapsamında yapılacak iade düzenlemesi 31.12.2025 tarihine kadar geçerli olmak üzere istisna kapsamına alınmıştır. Ayrıca bu değişiklikle, turizme yönelik yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki inşaat işlerine ilişkin mal teslimleri ve hizmet ifaları da bu düzenleme kapsamına alınmıştır. Cumhurbaşkanına, bu düzelemede yer alan süreyi üç yıla kadar uzatma yetkisi de verilmiştir.
  3. Kanunun 12. Maddesi ile, 3065 Sayılı Katma Değer Kanunu’na Geçici Madde 42. eklenmiş olup, bu madde ile, Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirdikleri elektrik motorlu taşıt araçlarını Türkiye’de imal eden mükelleflere bu araçların geliştirilmesine yönelik verilen ve yatırım teşvik belgesi kapsamında yer alan mühendislik hizmetleri 31/12/2023 tarihine kadar katma değer vergisi açısından istisna kapsamına alınmıştır.

Kurumlar Değer Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler Nelerdir?

  1. Kanunun 22. Maddesi ile, 5520 Kurumlar Vergisi Kanunu’nun İstisnalar başlıklı 5.ci maddesinde yapılan değişikliklerle, Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı unvanını kullanan ama esas faaliyet konusu gayrimenkullerle ilgili portföy işletmeciliği olmayan mükelleflerin istisna kapsamında olup olmadıkları hususunda yaşanan ihtilafların ortadan kaldırılması amacıyla,Münhasıran altyapı yatırım ve hizmetlerinden oluşan portföyü işletecek gayrimenkul yatırım ortaklıkları gibi esas faaliyet konusu gayrimenkullerle ilgili portföy işletmeciliği olmayan gayrimenkul yatırım ortaklıklarının istisna kapsamında olmadığı hükme bağlanarak netleştirilmiştir.Ayrıca bu madde de yapılan değişiklikle, yatırım fonu katılma paylarının fona iadesi suretiyle doğan kazançlar ile söz konusu fonların katılma paylarından, dönem sonu değerlemesine tabi olanların değerlemeden doğan kazançları istisna kapsamına alınmıştır.
  2. Kanunun 23. Maddesi ile, 5520 Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Safî kurum kazancı başlıklı 6. Maddesine, eklenen fıkra ile, Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesi gereğince sermayenin tamamlanmasına karar verilen şirket ortakları tarafından zarar sebebiyle karşılıksız kalan kısmı kapatacak şekilde aktarılan tutarların kurum kazancının tespitinde dikkate alınmayacağı hükme bağlanmıştır.
  3. Kanunun 24. Maddesi ile, 5520 Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Kabul edilmeyen indirimler başlıklı 11. Maddesine, Gelir Vergisi Kanunu’nun 41. Maddesinde yapılan değişiklikle paralel olarak, eklenen fıkra ile, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun Ek 4’üncü maddesi uyarınca, hakkında reklam yasağı kararı verilmiş olmasına rağmen, reklam yasağı getirilenlere reklam vermeye devam eden Kurumlar vergisi mükelleflerinin bu harcamaları vergi matrahının hesaplanmasında gider olarak kabul edilmeyeceği hükme bağlanmıştır.
  4. Kanunun 25. Maddesi ile, 5520 Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Kurumlar vergisi ve geçici vergi oranı başlıklı 32. Maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, bankalar, 6361 sayılı Kanun kapsamındaki şirketler, elektronik ödeme ve para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik şirketlerinin kurum kazançları üzerinden alınan kurumlar vergisi oranı %25 olarak belirlenmiştir.
  5. Kanunun 26. Maddesi ile, 5520 Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Geçici 13.üncü maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, 1/7/2022 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1/1/2022 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere, bankalar, 6361 sayılı Kanun kapsamındaki şirketler, elektronik ödeme ve para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik şirketlerinin 2022 yılı vergilendirme dönemine ait kurum kazançları üzerinden alınan kurumlar vergisi oranı %25 olarak belirlenmiştir.

Yukarıda kanun maddeleri çerçevesinde açıklamaya çalıştığımız düzenlemelerden;

  • Bir veya birden fazla özel sağlık kuruluşu ile sözleşme düzenleyerek hekimlik faaliyetini yürüten hekimlerin Serbest meslek erbabı olarak vergilendirilmesi,
  • “Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı” unvanını kullanan ancak esas faaliyet konusu gayrimenkullerle ilgili portföy işletmeciliği olmayan mükelleflerin Gayrimenkul yatırım ortaklıklarına tanınan kazanç istisnası kapsamında olmadığı hususunun netleştirilmesi,
  • Vergi suçlarında etkin pişmanlık hükümlerinden soruşturma ve kovuşturma aşamasında yararlanılmasına imkân sağlanması ve bu suçlarda ceza üst sınırlarının arttırılmış olması,
  • Yabancılara KDV istisnası kapsamında teslim edilen konut veya iş yerinin elde tutulma süresinin 3 yıla çıkarılması,
  • Türkiye’de üretim yapmak isteyen elektrik motorlu taşıt araçları üreticisi firmalara verilen mühendislik hizmetlerinin 31/12/2023 tarihine kadar KDV’den istisna edilmesi,
  • İmalat sanayine yönelik teşvik belgeli yatırımlar kapsamında yapılan inşaat işlerine ilişkin yüklenilen KDV’nin iadesi uygulamasına turizme yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan inşaat işlerinin de dahil edilmesi ve bu iade düzenlemesinin istisna uygulaması kapsamına alınması,
  • Vergi daireleri tarafından düzenlenen ve imzalanması gereken belgelerin, elektronik ortamda imzalanması, mühürlenmesi veya onaylanması durumunda belgeler vergi dairesi tarafından imzalanmış, mühürlenmiş veya onaylanmış sayılması,

Uygulamada yaşanan sorunlara çözüm olması ve “Ekonomi Reformları Eylem Plan’ında öngörülen Vergisel Düzenlemelerin Sadeleştirilmesi” ve mükelleflere hızlı ve etkin hizmet verilebilmesinin sağlanmasını amaçlayan dijital vergi dairesi uygulamalarına katkı sağlaması açısından olumlu gelişme olarak gördüğümü belirtmek istiyorum.

  • Sosyal medya üzerinde yapılan yalan yanlış ve toplumu kin ve nefrete iten yayınların önlenmesi için tedbir alınması mutlaka gereklidir. Teknolojik gelişmeler sayesinde, her türlü iletişim olanağına sahip olmamıza rağmen maalesef iletişimsizliğin en yoğun yaşandığı bir dönemi yaşıyoruz. Sosyal medyanın insanlar arası iletişimi kuvvetlendirmesi ve dolayısıyla dijital ortamda yürütülen ekonomik faaliyetlere de olumlu katkıları düşünüldüğünde çeşitli nedenlerle reklam yasağı getirilen sosyal ağlara reklam vermeyi sürdüren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin bu harcamalarının vergi matrahının tespitinde gider kabul edilmemesini uygun bulmuyorum. Ayrıca kayıtdışılıkla mücadele kapsamında, Kanunen Kabul Edilmeyen Giderlerin kapsamının genişletilmesini de doğru bulmuyorum.
  • Finans sektöründe kurum kazançlarının vergilendirilmesinde Kurumlar Vergisi oranının genel uygulamanın dışında 01/07/2022 tarihinden itibaren %25 olarak uygulanmasına geçilmesi, ilgili firmalar tarafından dava konusu yapılması halinde anayasa aykırılık açısında sorun teşkil edeceğini düşüyorum. Ayrıca KDV kanunundaki farklı oranlar uygulamasına benzer bir uygulamanın ilk defa Kurumlar vergisi kanununa taşınmış olmasını da dikkat çekici olarak buluyorum.

Vergi kanunlarındaki değişiklik ve düzenlemelerin, hedeflenen amaçlar doğrultusunda uygulamada yaşanan sorunların çözümlenmesine ve ekonomide yaşanan sıkıntılara çare olmasını diliyorum.

18.04.2022

Mehmet Mahsum Tanrıkulu
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
mmt@ymmtanrikulu.com

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.