DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Az Bulutlu

Stoklara İlişkin Dönem Sonu Envanter ve Değerleme İşlemleri

56
A+
A-

Daha önce çeşitli platformlar aracılığıyla yayımlanan “dönem sonu işlemleri”, belli bazı düzeltme ve ilaveler ile yazı dizisi halinde tekrar okurlarımızın istifadesine sunulmaya çalışılacaktır. Daha önceki yazılarımızda “I-Kasa Hesabı İçin Dönem Sonu Envanter Ve Değerleme İşlemleri” ve “II- Bankalar Ve Menkul Kıymet Hesapları İçin Dönem Sonu Envanter Ve Değerleme İşlemleri” başlıklı konuları ele almıştık. Şimdi ise stoklara ilişkin dönem sonu değerleme işlemlerine değineceğiz.

Dönem sonu envanter işlemleri ve kayıtları ; muhasebe kayıtlarının doğruluğunu ölçmek için muhasebe dışında bu kayıtlardaki rakamların temsil ettikleri varlıkların sayılması ve ölçülmesi, tartılması ve değerlenmesi suretiyle kontrolüdür.

Firmalarca dönem içinde gerçekleştirilen alım-satım faaliyetleri, stoklarında bulunan mallar, alacakları, borçları, kasasında veya bankada bulunan tutarlar üzerinde Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak sürekli kontrol yapmakla beraber, bu işlemlerle ilgili dönem sonunda da bir takım kayıt ve sağlamalar yapması gerekmektedir. Bu ticari kardan, mali kara geçiş noktasında firmaların bir nevi ortağı olan devlete karşı yükümlülüğüdür.

İşletmelere dahil iktisadi kıymetlerin kayıtlar ve belgeler üzerinde yapılacak olan çalışmalarla tespit edilmesi işlemine envanter adı verilir. İktisadi kıymetlerin fiili olarak tespit edilmesi fiili envanter, kayıt ve belgeler üzerinden tespit edilmesi de kaydi envanter olarak tanımlanabilir. Dönem sonunda yapılacak envanter çalışmaları ile fiili ve kaydi durumların karşılaştırılması, donem sonu işlemlerin özünü yansıtır.

Envanterin Hukuki Tanımı: 213 sayılı Vergi usul Kanunun 186. Maddesine göre “Envanter çıkarmak; bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde müfredatlı olarak tesbit etmektir. Şu kadar ki, ticari teamüle göre tartılması, sayılması ve ölçülmesi mutat olmayan malların değerleri tahminen tesbit olunur.” Şeklinde envanterin tanımı yapılmıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 66. Maddesinde ise Her tacir, ticari işletmesinin açılışında, taşınmazlarını, alacaklarını, borçlarını, nakit parasının tutarını ve diğer varlıklarını eksiksiz ve doğru bir şekilde gösteren ve varlıkları ile borçlarının değerlerini teker teker belirten bir envanter çıkarır.” Şeklinde hüküm bulunmaktadır.

Envanter İşlemleri:

Muhasebe uygulamasında envanter işlemleri genel olarak;

  1. Dönem Sonu Genel Geçici Mizanın düzenlenmesi,
  2. Muhasebe Dışı Envanter yapılarak, işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin gerçek durumunun tespiti,
  3. Muhasebe dışı envanter ile genel geçici mizanın karşılaştırılması ve farkların tespiti,
  4. Bulunan farkların, muhasebe içi envanter işlemleriyle düzeltilmesi,
  5. Kesin mizanın düzenlenmesi,
  6. Mali Tabloların düzenlenmesi,
  7. Kapanış kayıtlarının yapılması.

STOKLARA İLİŞKİN DÖNEM SONU ENVANTER VE DEĞERLEME İŞLEMLERİ

213 sayılı VUK’un 274. Maddesine göre ticari işletmelere dahil emtia, maliyet bedeli ile değerlenir. Maliyet bedeli ise aynı kanunun 262. Maddesine göre ise; iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade etmektedir.

SATIN ALINAN EMTİANIN MALİYET BEDELİ:

Yukardaki madde hükmüne istinaden yurt içinden satın alınan emtianın maliyet bedelini, satın alma bedeli ile birlikte, malın stoklarına girişine kadar yapılan, nakliye, sigorta, taşıma, yükleme, boşaltma, hamaliye, depolama ve komisyon vb. giderler oluşturacaktır. Yurt dışından alınan mal bedelini ise malın stoklarına girişine kadar yapılacak CIF bedeli, gümrükte ödenen vergiler ve nakliye, komisyon vb. giderler oluşturacaktır. Ayrıca mala ilişkin ödenen ÖTV’de malın maliyetine dahil edilecektir.

İMAL EDİLEN EMTİANIN MALİYET BEDELİ:

213 sayılı VUK’un 275. Maddesine göre imal edilen emtianın maliyet bedeline aşağıdaki unsurlar dahil edilecektir:

  1. Mamulün vücuda getirilmesinde sarf olunan iptidai ve ham maddelerin bedeli (DİMMG),
  2. Mamule isabet eden işçilik (DİG),
  3. Genel imal giderlerinden mamule düşen hisse (GÜG),
  4. Genel idare giderlerinden mamule düşen hisse (Bu hissenin mamulün maliyetine katılması ihtiyaridir ancak KDVK’nun 27/4 maddesine göre emsal bedeli belli edilecek emtiada genel idare giderlerinden mamule pay verilmesi zorunludur.)
  5. Ambalajlı olarak piyasaya arz edilmesi zaruri olan mamullerde ambalaj malzemesinin bedeli.

Yukarda da görüleceği üzere, VUK emtianın maliyetinin belirlenmesinde TAM MALİYET yöntemini seçmiştir. Bununla birlikte üretim birimi ile ilgisi olmayan idare personeli giderlerinin GVK 40/1’ e göre doğrudan gider yazılması ve imal edilen emtia maliyetiyle ilişkilendirilmemesi gerekmektedir.

Kur Fakları, Kredi Faizleri ve Vade Farklarının Maliyete Dahil Edilip Edilmemesi:

Bununla birlikte 238 seri no.lu VUK Genel Tebliğine göre de, emtianın işletme stoklarına girişine kadar ortaya çıkacak olan kur farklarının malın maliyetine dahil edileceği, daha sonra ortaya çıkması halinde ise, gider veya maliyet unsuru olarak seçimlik hak tanındığı açıklanmıştır. Lehe oluşan kur farklarına ilişkin ise, herhangi bir belirleme olmamakla beraber, 334 seri no.lu VUK Genel Tebliğine göre, sabit kıymet yatırımlarında öngörülen lehe kur farklarına ilişkin hükümler kıyasen düşünüldüğünde, emtianın stoklara girişine kadar oluşacak lehe kur farklarının da emtia maliyetinden indirilmesi doğru bir uygulama olacaktır.

İşletmelerin finansman temini nedeniyle bankalardan temin ettiği kredilere ilişkin tahakkuk edecek faizlerdendönem sonu stoklara pay verilmesi zorunlu değildir. Nedeni ise, alınan kredilerle emtia arasında bir illiyet bağı kurulamamasıdır.

Vade farkları ile ilgili mükellefler; mal alım faturasında görünen vade farkını maliyetle ilişkilendirerekdaha sonra ortaya çıkacak vade farklarını ise dilediği şekilde ister gider isterse maliyet unsuru olarak dikkate alabileceklerdir.

EMTİA İADELERİ VE İSKONTOLARI:

Satılan veya alınan emtianın iade edilmesi söz konusu olduğu durumda, alıcı firma tarafından fatura düzenlenmesi gerekmektedir. İade işlemi KDVK’nun 35. Maddesine göre matrahta değişiklik meydana getiren bir unsurdur. Bu nedenle alıcı firma iade ettiği mala ilişkin satış anında kendisine uygulanan KDV oranına göre KDV hesaplaması gerekmektedir. Satışı firmada hesaplanan bu KDV’ni ilgili takvim yılını takip eden takvim yılına kadar indirebilecektir.

Satıcının Kaydı:

610 Satıştan İadeler xxx 
191 İnd. KDV* xxx 
 120 Alıcılar xxx

*Not: mal satış ve iade işlemi aynı dönemde olması halinde 391 Hesaplanan KDV hesabı kullanılabilecektir.

Alıcının Kaydı:

320 Satıcılar xxx 
 153 Ticari Mallarxxx 
 391 Hes. KDV xxx

Yıl sonlarında, belli bir ciro aşıldığında veya belli bir dönem sonunda, satıcı firma tarafından alıcı firmaya sağlanan prim, hasılat primi, iskonto primi gibi indirimler, 1 seri no.lu KDV genel tebliğine göre KDV matrahını değiştiren unsurlar olup, KDV hesaplanması gerekmektedir. Uygulanan iskonto sonrası alıcı firma satıcı firmaya fatura düzenlemesi gerekmektedir. Bu faturada uygulanacak KDV oranı ise, bağlantı kurulan mal alışında uygulanan KDV oranı olacaktır.

Satıcının Kaydı:

611 Satış İskontoları xxx 
191 İnd. KDV xxx 
 120 Alıcılar xxx

Alıcının Kaydı (Mallar Stokta ise):

320 Satıcılar xxx 
 153 Ticari Mallar xxx
 391 Hes. KDV xxx

Alıcının Kaydı (Mallar Stoktan çıkmışsa):

320 Satıcılar xxx 
 649 Diğer Olağan Gelir ve Karlar xxx
 391 Hes. KDV xxx

DÖNEM SONU STOK DEĞERLEMESİ (ARALIKLI ENVANTER YÖNTEMİNDE):

Firmalar, birbirine benzeşen ve çok sayıda mal alım satımı veya üretiminde bulunması halinde, aralıklı envanter yöntemini kullanarak, dönem sonu stok mevcudunu ve satılan mal/mamul maliyetini, yıl sonlarında belirlemektedirler. Yıl sonu yapılacak fiili stok sayımı sonra belirlenecek STMM tutarı, ilerde doğabilecek cezalı tarhiyatların önlenmesi açısında çok önemlidir.

Aralıklı envanter yönteminde dönem sonu STMM aşağıdaki şekilde belirlenmektedir:

STMM= 153 no.lu hesabın kalanı – Fiili sayım sonucu bulunan Dönem Sonu Stok Mevcudu

Yukarda da görüleceği üzere, kritik konu, dönem sonu fiili sayım ile stok mevcudunun tespitidir. Bu sayım yapılmadan ayarlama yapılarak belirlenecek dönem sonu stok mevcudu, mükellefleri vergi idaresi karşısında zor duruma düşürebilecektir. Dönem sonu stok tutarının düşük veya yüksek belirlenmesinin sakıncaları aşağıda tablo halinde gösterilmiştir:

DSSTutarı DÜŞÜK àSTMM YÜKSEK àDönem Karı DÜŞÜK
DSSTutarı YÜKSEK àSTMM DÜŞÜK àDönem Karı YÜKSEK

EMTİANIN EMSAL BEDELİ İLE DEĞERLEMESİ:

213 sayılı VUK’un 267. Maddesinde emsal bedeli, gerçek bedeli olmayan, veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değer olarak tanımlanmıştır. Maddenin devamında ise emsal bedelin, Ortalama Fiyat Esası, Maliyet Esası veya Takdir Esasına göre belirleneceği belirtilmiştir. Bu esasların sıra ile takibi zorunludur. Mahkemelerce bilirkişilere re’sen hesaplatılan değerlerde emsal bedel olarak kabul edilecektir.

Emsal Bedel ile değerleme işlemi emtia ile ilgili olarak genellikle, işletmeden çekilen değerler (GVK 41/1), satış bedelinin maliyet bedeline nazaran %10 ve üzerinde düşüş gösterdiği hallerde (VUK 274), Kıymeti düşen ve değersiz hale gelen mallarda (VUK 278), İmha edilmesi gereken mallarda (VUK 278/A), personele verilen mallarda ve işletmece yapılan ayni bağış ve yardımlarda (KVK 10 ve GVK 89) kullanılmaktadır.

  1. İşletmeden Çekilen Mallar:

GVK’nun 41/1 maddesine göre, Teşebbüs sahibi ile eşinin ve çocuklarının işletmeden aynen aldıkları sair değerler, GVK 38 ve 39. maddelerine istinaden emsal bedeli ile değerlenerek teşebbüs sahibinin çektiklerine ilave olunması gerekmektedir. Ayrıca çekilen bu değerler, KDVK’nun 3. ve 5. Maddesine göre teslim ve hizmet sayılan hallerden olup aynı kanunun 27. Maddesine göre, emsal bedeli ile değerlenerek bulunacak matraha KDV uygulanması gerekmektedir.

İşletmeden çekilen değerler için, VUK 267. maddesine göre öncelikle ortalama fiyat esası uygulanması gerekmektedir. Bu yönteme göre; emsal bedeli belli edilecek malın aynı cins ve neviden olan başka mal satışlarına nazaran fiyatı tespit edilecektir. Ancak bu tespitin yapılabilmesi için, değerlemenin yapılacağı aya, veya bir önceki aya veyahut bir önceki aya bakılarak satılan mallara nazaran emsal bedel tespit edilebilecektir. Ayrıca emsal alınacak aylık satış miktarlarının, emsal bedeli belli edilecek malın miktarına nazaran %25’ten az olmaması zorunludur.

Örneğin, işletme sahibinin şahsi işinde kullanmak üzere işletmesinden aldığı zeytin yağının miktarı 100 litredir. Değerlemenin yapılacağı ayda satışı yapılan zeytin yağı miktarı 10 litre, bir önceki ayda 15 litre ve bir önceki ayda da 25 litredir. Son ayda satışı yapılan miktar (100lt*0,25=25) emsal bedeli belli edilecek malın miktarına nazaran %25 olduğu için bu aya ait fiyatlar emsal bedel olarak dikkate alınabilecektir. Litre satış fiyatının KDV hariç 20 TL olması halinde (100 Lt* 20 TL) 2.000 Tl emsal bedel belirlenecek bu bedel KDVK’nun 27 maddesine göre KDV matrahı olacaktır.

Ancak son ayda da %25 oranının yakalanamaması halinde 2. Esas olan Maliyet Bedeli Esasına geçilecektir. Bu esas ise maddede şu şekilde açıklanmıştır: “Emsal bedeli belli edilecek malın, maliyet bedeli bilinir veya çıkarılması mümkün olursa, bu takdirde mükellef bu maliyet bedeline, toptan satışlar için % 5, perakende satışlar için % 10 ilave etmek suretiyle emsal bedelini bizzat belli eder.” Buna göre yukarda verilen örnekte zeytin yağının maliyetinin 10-Tl olması halinde toplam maliyet beli (100 Lt * 10 TL) 1.000 TL olacak, satışın perakende satış gibi görünmesine rağmen, miktarın çok yüksek olması nedeniyle toptan satış kabul edilerek emsal bedel (1.000 * 1,05) 1.050 TL olarak tespit edilecektir. Yine bu bedel KDV matrahını teşkil edecektir.

2. esasa göre de belirlenemeyen emsal bedel, 3. Esas olan Taktir Komisyonu Kararına bağlı kalacaktır. Bunun için mükelleflerin bağlı oldukları il veya ilçede bulunan vergi daireleri bünyesindeki taktir komisyonlarına müracaat etmeleri gerekmektedir.

127 Diğer Ticari Alacaklar

-Ortaklardan Alacaklar

 xxx 
 600 Yurt İçi Satışlar xxx
 391 Hes. KDV xxx

İşletmeden çekilen mallara ilişkin tespitin vergi incelemesi sırasında vergi inceleme elemanlarınca yapılması halinde ise muhasebe kaydı aşağıdaki gibi yapılacaktır. (İşletmeden çekilen emtianın emsal bedeli 5.000 TL, inceleme sonucu tarh edilen KV 1.100, KDV 900-TL, ayrıca 1 kat vergi ziyaı cezası ile 200-TL gecikme faizi de hesaplanmıştır.)

127 Diğer Ticari Alacaklar 5.900 
689 Diğer Olağan Dışı Gid.
  • Vergi Ziyaı 2.000
  • G.Faizi 200
 2.200 
 570 Geçmiş Yıl Karları                                 (Emsal Bedel-KV) 3.900
 360 Ödenecek Vergi ve Fonlar
  • KV 1.100
  • KDV 900
 2.000
 369 Ödenecek Diğer Yükümlülükler
  • Vergi Ziyaı 2.000
  • G.Faizi 200
 2.200
910 Nazım Hes. (V.ziyaı ve G. Fazi KVK 11. Madde) 2.200 
 910 Nazım Hes. (V.ziyaı ve G. Fazi KVK 11. Madde) 2.200
  1. Satış Bedelinin Maliyet Bedeline Nazaran %10 Ve Üzerinde Düşüş Gösterdiği Mallar:

VUK’un 274. Maddesine göre, emtianın maliyet bedeline nazaran değerleme günündeki satış bedelleri % 10 ve daha fazla bir düşüklük gösterdiği hallerde mükellefler, maliyet bedeli yerine 267. Maddedeki maliyet bedeli esası hariç olmak üzere emsal bedeli ölçüsünü tatbik edebilir. Bu hüküm 275 inci maddede yazılı mamuller için de uygulanabilecektir.

Bu uygulama ihtiyari bir uygulamadır. Ülke genelinde, emtia ile ilgili satış fiyatında yaşanan düşüş sonrası uygulanabilecektir. Ancak işletmelerce bu düşüşün kanıtlanması gerekmektedir.

Satış bedeli emtianın maliyet bedeline nazaran %10 veya daha fazla düşüş yaşaması halinde, mükellefler ortalama fiyat esasını kullanabileceklerdir. Örneğin; Tek Tip Yağmurluk satışı yapan bir firmanın dönem sonu stok miktar ve maliyeti ile değerlemenin yapılacağı ayda yer alan satış bilgileri aşağıdaki gibidir:

MiktarTop. Stok MaliyetiBirim Maliyeti
50.000 Adet5.000.000,00100,00-TL

 

 Aralık Ayı Satış Miktar ve Tutarları
MiktarToplam Satış FiyatıBirim Satış Fiyatı
1. Satış10.000 Adet500.000,0050,00
2. Satış15.000 Adet900.000,0060,00
3. Satış20.000 Adet1.300.000,0065,00
Toplam45.000 Adet2.700.000,0060,00

Yukarda da görüleceği üzere yağmurlukların birim maliyet bedeli %10 dan daha düşük bir fiyatla aralık ayında 60-TL’ye Satılmıştır. Ayrıca aralık ayı satış miktarı (45.000 Adet) emsal bedeli belli edilecek dönem sonu stok miktarının (50.000 Adet) %25’te üzerindedir. Bu nedenle maliyetine nazaran %10 dan daha düşük fiyatlara satılan yağmurlukların dönem sonu değerleri,  ortalama satış fiyatı olan birim 60,00-TL’den değerlenebilecektir. Aradaki farka se karşılık ayrılarak gider yazılabilecektir.

Dönem Sonu Stok MiktarıEmsal Birim FiyatToplam Emsal bedelAyrılacak Karşılık
50.000 Adet60,003.000.000,002.000.000,00

Ancak yukarda açıklanan yöntem ve  kurallara riayet edilmeksizin tespit edilen emsal bedele göre ayrılacak karşılık giderleri KKEG olarak vergi matrahına ilave edileceği tabiidir.

654 Karşılık Giderleri 2.000.000,00 
 159 Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı 2.000.000,00
  1. Zayi Olan, Değeri Düşen Mallar ve Fireler:
  2. Zayi Olan Mal (Değeri 0-TL olan mallar) ve Değeri Düşen Mal

VUK’un kıymeti düşen mallar ile ilgili 278. Maddesinde Yangın, deprem ve su basması gibi âfetler yüzünden veyahut bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi haller neticesinde iktisadı kıymetlerinde önemli bir azalış vâki olan emtia ….. emsal bedeli ile değerlenir” hükmü yer almaktadır.

Bir malın değerinin düşmesi veya sıfıra inmesi arasında vergi mevzuatımıza göre farklılık vardır.

İster değeri düşsün isterse zayi olsun, bir malın gider yazılabilmesi için, VUK 278. Maddesindeki kıymeti düşen mallar tanımına uyması ve 267. Maddedeki 3. Esas olan taktir komisyon kararının alınması gereklidir. Ancak son kullanma tarihi geçen ilaçlarla ilgili verilen bir özelgede, imhası için beklenilen sürenin insan sağlığını tehlikeye sokabileceği, olası gecikmelerin tehlikelere yol açabileceğinden bahisle, ilgili bakanlığın teşkil edeceği bir komisyon nezdinde imha edilen mallarla ilgili tutanağında taktir komisyon kararı geçeceği bildirilmiştir.

1. ve 2. Sırada esasların uygulanmamasının nedeni ise, firmaların sürekli kıymeti düşen mal satışı yapmayacakları veya bu malların maliyetinin artık tespitinin mümkün olmamasındandır.

Zayi olan mallara ilişkin, bu malların artık katma değer yaratma imkanlarının kalmaması nedeniyle, yüklendikleri KDV tutarlarının bir sonraki safhaya intikalinin mümkün olmaması nedeniyle indirimine imkan tanınmamıştır. Ancak bununda istisnaları mevcuttur.  KDVK’nun 30/c maddesine göre, “Deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilân ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait katma değer vergisi,” mükelleflerin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyecek 1. Nolu KDV beyanının “ilave edilecek KDV” satırına eklemek suretiyle indirimlerden çıkarılacaktır. İndirilemeyen bu tutarlar aynı kanunun 58. Maddesine göre ise Gelir veya kurumlar vergisi matrahlarından gider olarak indirilme imkanı vardır.

Yüklenilen KDV’sinin indirimine izin verilmeyen ve taktir komisyon kararı bulunan bir zayi durumunda yapılması gereken muhasebe kaydı aşağıdaki gibidir:

157 Diğer Stoklar xxx 
 153 Ticari Mallar xxx
689 Diğer Olağan Dışı Gid. xxx 
 157 Diğer Stoklar xxx
 (392 İlave Edilecek KDV

KDVK 30/c Gereği)

 xxx

Yüklenilen KDV’sinin indirimine izin verilmeyen ve taktir komisyon kararı bulunmayan bir zayi durumunda, yapılması gereken muhasebe kaydı aşağıdaki gibidir:

157 Diğer Stoklar xxx 
 153 Ticari Mallar xxx
689 Diğer Olağan Dışı Gid. xxx 
 157 Diğer Stoklar xxx
 392 İlave Edilecek KDV

(KDVK 30/d Gereği)

 xxx
920 Nazım Hesap (KKEG) xxx 
 970 Nazım Hesap (KKEG) xxx

Değeri düşen mallarla ilgili olarak ta yine VUK 278. Maddesindeki kıymeti düşen mallar tanımına uyması ve 267. Maddedeki 3. Esas olan taktir komisyon kararının alınması gereklidir. Söz konusu mallar için karşılık ayrılabileceğine dair  madde hükmü VUK 288. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir; Hasıl olan veya husulü beklenen fakat miktarı katiyetle kestirilemeyen ve teşebbüs için bir borç mahiyetini arz eden belli bazı zararları karşılamak maksadıyle hesaben ayrılan meblağlara karşılık denir. Karşılıklar mukayyet değerleriyle pasifleştirilmek suretiyle değerlenir.”

Değeri düşen mallar için, KDVK’na göre hala katma değer yaratabilecek durumda olmaları veya satış değerlerinin olması nedeniyle, yüklendikleri KDV tutarlarına ilişkin indirimlerini engelleyen bir her hangi bir hüküm bulunmamaktadır.  60 seri no.lu KDV sirkülerine göre değeri düşen mallar, satılabilir bir kıymet içermeleri nedeniyle yüklenilen KDV’ne dokunulmaz.

157 Diğer Stoklar xxx 
 153 Ticari Mallar xxx
654 Karşılık Giderleri xxx 
 159 Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı xxx

Taktir komisyon kararı bulunmaması halinde bu karşılık gideri KKEG olarak vergi matrahına dahil edilmesi gerekecektir. Söz konusu malların daha sonra satılması halinde ise daha önce ayrılan karşılıkların iptal edilmesi gerekmektedir.

159 Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı xxx 
623 Diğer Satışların Maliyeti xxxxxx
 644 Konusu Kalmayan Karşılıklarxxx 
 157 Diğer Stoklar xxx

Taktir komisyon kararı olmaksızın ayrılan karşılıkların daha önce KKEG olarak yazılması dolayısıyla, malların satışı dolayısıyla yukardaki gibi gelir yazılan konusu kalmayan karşılıklar, ilgili dönemde vergiye tabi olmayan gelir olarak dikkate alınacaktır.

  1. Fireler

Malın imalatından tüketiciye sunulmasına kadar, doğal akışı içerisinde ortaya çıkan, iktisadi ve teknik icaplara uygun fiziksel kayıtlara fire adı verilir. Makul fire oranları ticaret ve sanayi odalarınca ilan edilmekte olup, bu oranlar sektöre ve faaliyet koluna göre değişkenlik arz etmektedir.

Söz konusu fireler için emsal bedel tayinine gerek yoktur. Çünkü olası bu fireler, malın maliyetine dahil edilerek, dönem sonuç hesaplarına aktarılır. Bunlara herhangi bir maliyet izafe edilemeyeceğinden, yüklenilen KDV’lerinin de indiriminde herhangi bir engel bulunmamaktadır.

Ancak yasal veya odalarca belirlenen miktarı aşan firelerin, maliyet unsuru olabilmeleri için yine taktir komisyonu kararı gereklidir. Ayrıca bu fireler için (normal fire oranını aşan kısma münhasır olmak üzere) yüklenilen KDV tutarlarının da indirimine izin verilmeyecektir. İndirilemeyen KDV tutarlarının gider yazılabileceği tabiidir.

  1. Çalınan Mallar:

Bir emtia maliyetinin dönem kazancından indirilebilmesi için, zayi durumunun ticari faaliyetin normal icaplarına uygun olması ve ticari kazancın elde edilmesi ve idame edilmesi ile ilgili olması gereklidir. Çalınma hadisesi sonucunda, stoklardan çıkan mallar, işletme sahibinin sorumluluğundadırBasiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olan işletme sahibi, gerekli emniyeti almakla mükelleftir. Çalınma olayı sonucunda emtiada yaşanan azalma GVK’nın 88/3 fırkasına göre “sermayede vukua gelen eksilme” olarak adledilir ve bu nedenle çalınma dolayısıyla elden çıkan malların maliyet bedeli dönem kazancından indirilemeyecektir.

Çalınma hadisesi sonrası, müfredatlı polis tutanağı olup olmamasına göre iki ayrı işlem ve muhasebe kaydı yapılacaktır.

  1. Polis Tutanağı Varsa:

GVK 88/3 gereği emtianın maliyet bedeli dönem kazancından indirilemez (KKEG). KDVK’nun 30/d bendinde yer alan Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisi” hükmü gereği de yüklenilen KDV tutarı, hesaplanan KDV tutarlarından indirilemeyecektir. Aynı kanunun 58. Maddesine göre gider yazılabilecek ancak, bu tutar da 60 no.lu KDV sirkülerine göre KKEG olarak vergi matrahına eklenecektir.

689 Diğer Olağan Dışı Gid. xxx 
 153 Ticari Mallar xxx
 392 İlave Edilecek KDV

(KDVK 30/d Gereği)

 xxx
920 Nazım Hesap (KKEG) xxx 
 970 Nazım Hesap (KKEG) xxx
  1. Polis Tutanağı Yoksa:

Yani çalındığı ispat ve tevsik edilemeyen mallar, dönem kazancından gider olarak indirilemeyeceği gibi, söz konusu mallar işletmeden çekilmiş gibi işlem görüp, ortaklardan aranacaktır. (GVK 41/1, 38 ve 39, KDVK 3 ve 27)

Söz konusu malların emsal bedeli belli edilerek ortaklardan aranacak, bu emsal bedel üzerinden de KDV hesaplanacaktır.

127 Diğer Ticari Alacaklar

-Ortaklardan Alacaklar

 xxx 
 600 Yurt İçi Satışlar xxx
 391 Hes. KDV xxx
  1. İşletme Personeline Hizmet Karşılığı Verilen Ayınlar:

GVK 61. Maddesine göre ücret nakit olabileceği gibi ayni olarak ta ödenebilecektirPersonele menfaat şeklinde temin edilen malların değerlemesinde ise  GVK 63. Maddesinde amir hüküm vardır. Bu hükme göre Hizmet erbabına verilen ayınlar, verildiği gün ve yerdeki ortalama perakende fiyatlarına göre; konut tedariki ve sair suretle sağlanan menfaatler, konutun emsal kirasına veya menfaatin emsal bedeline göre değerlenir. “

Yukardaki madde hükmü değerlendirildiğinde, işletme dışından satın alınıp personele verilen ayınlar KDV dahil bedelleri net ücret olarak esas alınacak; işletme içinden verilen mallarda ise aynın değeri ortalama perakende satış fiyatı olacaktır.

Hesaplanan bu tutarlara göre, GVK 94. Maddesine istinaden ücret tevkifatı yapılacak (o anki ücret matrahına göre hesaplanan vergi oranına göre brüte iblağ edilip), Damga vergisi hesaplanacak, KDVK’nun 3. ve 27 maddelerine göre KDV hesaplanacaktırAncak 5510 sayılı SG Kanunun 80/1-b bendine göre aynen verilen değerler, prime esas kazanca tabi tutulmayacak yani kesinti yapılmayacaktır.

Örneğin, personele verilen bir emtianın KDV Hariç bedel 2.500, Dahil bedeli 3.000-TL ise bu Net Ücret olacaktır. Bu bedelin brüte iblağ edilmesi sonucu bulunan tutar (ör. 3500-TL) üzerinden GV ve DV hesaplanacaktır (Ör. 500-TL).

770 GYG

(GVK 40/1 hükmü gereği)

 3.500 
 335 Personele Borçlar 3.000
 360 Ödenecek Vergi ve Fonlar 500

 

335 Personele Borçlar 3.000 
 600 Y.İ.S 2.500
 391 Hes. KDV

(KDVK 3 ve 27. Maddeleri gereği)

 500
  1. Bağışlar:

GVK 89. Maddesi ile KVK 10. Maddesinde yer alan ve beyannamede hesaplanan kazançtan yine kazanç olması halinde indirimine imkan tanınan bağışlar vardır.

Bağış ve yardımların işletme bünyesinde bulunan emtia karşılığı ayni olarak yapılması halinde bu malların;

  1. Maliyet veya Kayıtlı değeri
  2. Bilinmemesi halinde ise Emsal Bedeli (Taktir Kom. Kararıyla)

İle gider yazılması gerekmektedir. Ancak gider yazılan bu tutarlar GVK 40. Ve KDVK 8. Maddesinde hüküm bulunmaması dolayısıyla öncelikle KKEG olarak dikkate alınacaktır. Sonra beyanname aşamasında kazanç bulunması halinde (KVK’da yurt içi iştirak istisnası ve geçmiş yıl zararlarının düşülmesi sonrası kalan tutarın %5’ini geçmemek üzere) indirilebilecektir.

KDVK’nun 17/2-b’ye göre birinci fıkrada sayılan kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifaları ile fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin teslimi istisnadır. Bu teslimler nedeniyle Yüklenilen KDV tutarları KDVK 30/d (Çünkü bağışların gider yazılmasına imkan tanıyan kanun hükmü bulunmuyor-Gıda Bankacılığı hariç) gereği indirilemeyecek, indirilemeyen bu tutarlarda gider yazılabilecektirGider yazılan bu tutarlarda 60 no.lu KDV sirkülerine göre KKEG olarak vergi matrahına eklenecektir.

 

689 Diğer Olağan Dışı Gid. xxx 
 153 Ticari Mallar xxx
 392 İlave Edilecek KDV

(KDVK 30/d Gereği)

 xxx
920 Nazım Hesap (KKEG) xxx 
 970 Nazım Hesap (KKEG) xxx
920 Nazım Hesap                 (Kazançtan İndirimler) xxx 
 970 Nazım Hesap                               (Kazançtan İndirimler) xxx

Yukarda 6 madde halinde sayılan özel hususlarla ilgili KDV tutarlarının indirim ve gider yazılmasına ilişkin özet tablo aşağıdaki gibidir.

KDV 30/c ve 58DepremSel FelaketiMücbir Sebepli YangınSu BasmasıYangınÇalınmaBağış
Yük. KDV İndirilebilir mi?EvetEvetEvetHayırHayırHayırHayır
İndirilemeyen Gider Yazılabilir mi?—-—-EvetEvetHayır             (30/d gereği)Hayır             (30/d gereği)
Not: Taktir komisyon Kararı bulunmadığı taktirde, gider yazılan emtia KKEG olacak, Buna bağlı olarak yüklenilen KDV’de 30/d gereği KKEG olacaktır.

STOK SAYIMLARI:

Dönem içinde veya illaki dönem sonunda yapılacak fiili stok sayımı ile kaydi stok miktarlarının sağlamalarının yapılması ve gerekli düzeltme ve muhasebe kayıtlarının yapılması gerekmektedir.

Bu karşılaştırma sonucunda, ortalaya çıkabilecek olumlu olumsuz sayım farkları ise geçici olarak aşağıda gösterilen hesaplara alınması gerekmektedir.

  • Fiili Stok Mevcudu > Stok Hs. Borç Kalanı = “397 Sayım ve Tesellüm Fazlalıkları”
  • Fiili Stok Mevcudu < Stok Hs. Borç Kalanı = “197 Say. ve Tesellüm Noksanlıkları”
100- Kasa Hesabı xx 
 397-Sayım ve Tesellüm Fazlalıkları Hesabı xx

 

197 Sayım ve Tesellüm Noksanlıkları Hesabı xx 
 100- Kasa Hesabı xx

Yukarda yer alan farklılıkların nedenlerinin bulunması halinde gerekli düzeltmeler yapılarak kapatılır. Bulunamayan stok farklılıklarının ise,

  1. Noksanlık Halinde: VUK 267 ye göre emsal bedeli tespit edilerek, bu tutarlar GVK 41/1 ve 38-39 a göre işletmeden çekiş gibi işlem yapılır. Ayrıca KDVK 3. Ve 27. Maddelerine istinaden KDV hesaplanır.
  2. Fazlalık olması halinde ise: Söz konusu tutar, gelir hesaplarına alınır ancak bu gelir “Vergiye Tabi Gelir” sayılır.

İMHA EDİLMESİ GEREKEN MALLAR:

VUK’nun 278/A maddesi ve buna istinaden Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 496 seri no.lu VUK Genel Tebliğine göre; bozulma, çürüme veya son kullanma tarihinin geçmesi gibi nedenlerle imha edilmesi gereken emtialar, bu mahiyetteki imha işlemleri süreklilik arz eden mükelleflerin başvurularına istinaden, VUK’un 267 nci maddesinin taktir komisyonuna başvurulmaksızın, Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen usul çerçevesinde ve tayin olunan imha oranı dikkate alınmak suretiyle değerlenebilecektir.

Yapılan başvurular, Maliye Bakanlığınca mükellefin geçmiş yıllardaki işlemleri, fiili üretimi, satış ve imha süreçleri ile sektördeki diğer mükelleflerin durumu, yetkili idare, oda ve kuruluşların görüşleri de dikkate alınmak suretiyle değerlendirilecektir. Bu değerlendirme neticesinde, Maliye Bakanlığınca karşılıklı anlaşmak suretiyle, tayin olunan imha oranını aşmamak kaydıyla imha edilen emtianın emsal bedeli sıfır olarak kabul edilecektir.

Uygulama kapsamındaki mal grupları, her türlü gıda ürünleri ve İlgili Bakanlık tarafından ruhsatlandırılan veya ithaline izin verilen insan ve hayvan sağlığı için kullanılan her türlü ilaç ve benzeri emtialardır.

Uygulamadan, münhasıran kazançları bilanço usulüne göre tespit edilen gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinden, yapacakları başvuru tarihinden önceki son hesap dönemine ait bilançolarında yer alan rakamlardan (Net satışlar + aktif büyüklük)/2 > 10 Milyon veya Özsermaye> 5 Milyon’u aşanlar yararlanacaklardır.

Uygulamadan yararlanılabilmesi için, GİB’e yazılı olarak başvuruda bulunulmuş olması gerekmektedir. GİB’da bu başvuruları incelenmek üzere Vergi Denetim Kuruluna sevk edecektir. İnceleme sonucunda, inceleme elemanlarınca düzenlenen “Görüş ve Öneri Raporu”’na istinaden İMHA ORANLARI belirlenecektir.

Mükellefler, imha işlemine ilişkin düzenlenen tutanağa dayanılarak gerekli yasal kayıtlar yapabileceklerdir. Değer düşüklüğünün yasal kayıtlara intikal ettirilebilmesi için idarece ayrıca takdir komisyonu kararı aranmayacaktır.

05.01.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.