DOLAR 7,5685
EURO 8,9642
ALTIN 475,06
BIST 9,8306
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Parçalı Bulutlu

SGK Borcu Yoktur Yazıları Hakkında Borç Sorgusu Genelgesi

SGK Borcu Yoktur Yazıları Hakkında Borç Sorgusu Genelgesi
09.03.2020
104
A+
A-

SGK’dan Alınması Gerekli İlişiksiz Yazıları ve İçerikleri ve İhalelere Girebilmek İçin Gerekli Olan SGK Borcu Yoktur Yazılarının İçeriği konusunda SGK 2020 5 Sayılı Genelgeyi yayınladı.

İlgili genelge şu şekilde:

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü

Sayı:13986510-206.07-E.3675504 02/03/2020

Konu:Borç Sorgusu

GENELGE 2020/5

GENEL AÇIKLAMALAR

4734 sayılı Kamu İhale Kanununun “İhaleye Katılımda Yeterlilik Kuralları” başlıklı 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinde, Türkiye’nin veya kendi ülkesinin mevzuat hükümleri uyarınca kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu bulunan isteklilerin ihale dışında bırakılacağı hükme bağlanmıştır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88 inci maddesinin onüçüncü fıkrasında “Prim borçları katma değer vergisi iade alacağından mahsubu suretiyle de ödenebilir. Bu takdirde katma değer vergisi iade hakkı sahibi kendisinin, mal veya hizmet satın aldığı veya iştirak veya ortaklık ilişkisi içinde bulunduğu işverenlerin prim borçları için de mahsup talep edebilir. Bu işverenlerin mahsup talebinde bulundukları ayda muaccel olan prim borçlarının birinci fıkrada belirtilen ödeme sürelerini izleyen onbeş gün içinde mahsup suretiyle ödenmesi halinde, yasal süresi içinde ödendiği kabul edilir. Ancak prim borçlarının katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesi talebinde bulunulduğu halde, süresinde mahsup edilemeyen veya eksik mahsup edilen prim borçları için birinci fıkrada belirtilen ödeme sürelerini izleyen günden başlanarak gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanır. Kurum, Maliye Bakanlığının uygun görüşü ile bu uygulamadan faydalanacak işverenleri; iştigal konusu, işletme türü ve işletme büyüklüğü itibarıyla belirlemeye ve lehine mahsup talebinde bulunulan işverenlerin prim borcu ödeme süresini otuz günü aşmamak üzere uzatmaya yetkilidir.”,

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 90 ıncı maddesinin;

İkinci fıkrasında, “İşverenlerin hak edişleri, Kuruma idari para cezası, prim ve prime ilişkin borçlarının olmaması kaydıyla ödenir. Kesin teminatları ise ihale konusu işle ilgili olarak Kuruma borçlarının bulunmadığının tespit edilmesinden sonra iade edilir.”,

Dördüncü fıkrasında, “Valilikler, belediyeler, il özel idareleri ve ruhsat vermeye yetkili diğer merciler tarafından, geçici iskân veya yapı kullanma izin belgesi verilmeden önce yapılan inşaat dolayısıyla, diğer kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ve bankaların ise Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenecek işlemlerinde Kuruma borçlarının bulunmadığına dair ilgililerden Kurumca düzenlenmiş bir belgenin istenmesi zorunludur.”,

Beşinci fıkrasında, “Bu maddede belirtilen yükümlülükler yerine getirilmeden hak ediş ödenmesi, kesin teminatın iade edilmesi veya geçici iskân izin belgesi ve yapı kullanma izin belgesi verilmesi veya diğer işlemlerin gerçekleştirilmesi hallerinde, ilgililer hakkında genel hükümlere göre idarî ve cezaî işlem yapılır.”,

Altıncı fıkrasında, “Ülke çapında uygulanan ve özel bir izne veya belgeye dayanmayan genel düzenlemeler hariç olmak üzere, belirli bölgelere veya sektörlere yönelik ya da kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen özel belgelere veya izinlere dayalı olarak kamudan kaynak tahsis edilmesi şeklinde kanun, kararname ve diğer mevzuatla sağlanan araştırma, geliştirme, üretim, yatırım, pazarlama ve benzeri tüm aşamalarda uygulanan devlet yardımı, teşvik ve desteklerin, daha önce başlayıp devam eden nakdi olmayanlar ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından proje ve faaliyetleri karşılığında kamu kurum ve kuruluşlarına sağlananlar hariç olmak üzere, verilmesinden önce işverenlerden Kuruma muaccel olmuş prim ve idari para cezası borçlarının bulunmadığına veya tecil ve taksitlendirildiğine ya da yapılandırıldığına dair belge ve bilgilerin istenmesi zorunludur. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/43 md.) Devlet yardımı, teşvik ve desteklerden; işverenlerin muaccel prim ve idari para cezası borçları kesilip Kuruma aktarıldıktan sonra, varsa kalan kısmı üzerinden yararlanılabilir. Tecil ve takside bağlanmış ya da yapılandırılmış olan borçlara ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden dolayı anlaşması bozulanlardan veya bu sebepler dışında söz konusu yardım, teşvik ve desteklerden yararlanmaması gerektiği sonradan anlaşılanlardan, yapılan devlet yardımı teşvik ve destek ödemeleri ilgili mevzuat çerçevesinde müeyyideleri ile birlikte geri alınır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığının görüşleri alınarak Kurumca belirlenir.”, hükümleri yer almıştır.

5510 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden, 29/9/2008 tarihli ve 27012 (2. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de “Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmelik” yayımlanarak, idarelerin ihale yoluyla yaptırdıkları her türlü işleri üstlenenlerin hak edişlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna idari para cezası, prim ve prime ilişkin borçlarının olmaması kaydıyla ödenmesine ve kesin teminatlarının ihale konusu işle ilgili Kuruma olan borçlarına karşılık tutulması ve iadesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.

5510 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesinin altıncı fıkrasına istinaden, 28/9/2008 tarihli ve 27011 sayılı Resmi Gazete’de “İşverenlere Verilen Devlet Yardımı, Teşvik ve Desteklerde Sosyal Güvenlik Kurumundan Alınacak Borcu Yoktur Belgesinin Düzenlenmesine İlişkin Usul ve Esaslara Dair Tebliğ” yayımlanarak, belirli bölgelere veya sektörlere yönelik ya da kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen özel belgelere veya izinlere dayalı olarak kamudan kaynak tahsis edilmesi şeklinde kanun, kararname ve diğer mevzuatla sağlanan araştırma, geliştirme, üretim, yatırım, pazarlama ve benzeri tüm aşamalarda uygulanan devlet yardımı, teşvik ve desteklerden yararlanacak olanların borçlarının bulunmadığına dair Sosyal Güvenlik Kurumunca düzenlenmiş borcu yoktur belgesinin/yazısının aranılmasının usul ve esasları düzenlenmiştir.

Dolayısıyla, gerek anılan kanunların yukarıda açıklanan hükümleri uyarınca gerekse gerçek veya tüzel kişi olan işverenlerin kamu kurum ve kuruluşları ile ihale mevzuatına tabi olmaksızın yapmış oldukları protokol ve sözleşmelere istinaden Kurumumuzdan;

1- 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu gereğince ihalelere katılmak üzere,

2- İhale konusu olmayan işlerle ilgili borcu yoktur belgesi almak üzere,

3- 5510 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, hak ediş ödemesine ve kesin teminatın iadesine esas olmak üzere,

4- 5510 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, yapı kullanma izin belgesinin alınmasına esas olmak üzere,

5- 5510 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, devlet yardımı, teşvik ve desteklerden yararlanmak amacıyla;

Hazine ve Maliye Bakanlığına ibraz edilmek üzere,

KOSGEB’e ibraz edilmek üzere,

TÜBİTAK’a ibraz edilmek üzere,

KGF’ye (Kredi Garanti Fonuna) ibraz edilmek üzere,

6- Prim borçlarının katma değer vergisi iade alacağından mahsubu suretiyle ödenmesinde,

7- 1 Seri No’lu Gümrük Genel Tebliği uyarınca, “Onaylanmış Kişi Statü Belgesi” almak amacıyla,

Yasal ödeme süresi geçmiş borcun olup olmadığının bildirilmesi talep edilmektedir. Kurumumuzca sözkonusu belgelerin/yazıların verilmesi sırasında bazı belgeler/yazılar için işyeri bazında borç sorgulaması yapılırken, bazı belgeler/yazılar için işverenin Türkiye genelinde kendi adına tescil edilmiş işyerleri ile ortak, üst düzey yönetici, işveren vekili ve aracı olarak işlem gördüğü işyerlerinden kaynaklanan borçları sorgulanmakta ve bu belgelerde /yazılarda sorgulanan borç türleri düzenleniş amacına göre farklılık göstermektedir.

Söz konusu belgelerin/yazıların bir kısmı, Kurumumuza yapılan e-Borcu Yoktur aktivasyon başvurusu üzerine aktivasyonu gerçekleştirilen işverenlerce, e-Bildirge şifresi üzerinden elektronik ortamda yapılan sorgulamalar sonucunda alınabilmekte; bir kısmı ise, işyerinin bağlı olduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne/Sosyal Güvenlik Merkezine başvuruda bulunmak suretiyle kâğıt ortamında alınmaktadır.

Bahse konu belgelerin/yazıların düzenlenmesi sırasında, hangi durumlarda yazıların elektronik ortamda, hangi durumlarda belgelerin/yazıların ilgili üniteye müracaat edilmek suretiyle alınacağı; verilen belgeler/yazılar için hangi borç türlerinin sorgulanacağı, borçların işyeri bazında mı yoksa işveren bazında Türkiye genelinde mi sorgulanacağı, elektronik ortamda bu belgelerin/yazıların alınması amacıyla e-borcu yoktur aktivasyon başvuru işlemleri, hak ediş ödemeleri sırasında işverenlerin muaccel borçlarının olup olmadığının idarelerce sorgulanabilmesine ilişkin ünitelerce yapılacak olan işlemler ile uygulamanın usul ve esasları konu başlıklarına göre ayrı ayrı bölümler halinde aşağıda açıklanmıştır.

II. 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNA GÖRE VERİLECEK BORCU YOKTUR BELGELERİ

4734 sayılı Kamu İhale Kanununun “İhaleye Katılımda Yeterlilik Kuralları” başlıklı 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinde, Türkiye’nin veya kendi ülkesinin mevzuat hükümleri uyarınca kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olan isteklilerin ihale dışında bırakılacağı hükme bağlanmıştır.

Diğer taraftan, 28/3/2007 tarihli ve 5615 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 23 üncü maddesi ile;

“4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesinin sonuna gelmek üzere,

Kurum, dördüncü fıkranın; (c) bendi ile ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının uygun görüşünü alarak sosyal güvenlik prim borcunun kapsamı ve tutarını; (d) bendi ile ilgili olarak, Gelir İdaresi Başkanlığının uygun görüşünü alarak vergi borcu kapsamına girecek vergileri; tür ve tutar itibariyle belirlemeye yetkilidir.

Bu madde kapsamında istenen belgelerden hangilerinin taahhütname olarak sunulabileceği Kurum tarafından belirlenir. Gerçeğe aykırı hususlar içeren taahhütname sunulması veya ihale üzerinde kalan istekli tarafından taahhüt altına alınan durumu tevsik eden belgelerin sözleşme imzalanmadan önce verilmemesi halinde bu durumda olanlar ihale dışı bırakılarak geçici teminatları gelir kaydedilir.”,

fıkraları eklenmiştir.

Söz konusu Kanun maddesinde yapılan değişikliğe ilave olarak 14/8/2007 tarihli ve 26613 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Uygulama Yönetmeliklerinin “İhale Dışı Bırakılma” başlıklı maddelerinde de değişiklik yapılmıştır.

Yapılan bu değişiklikle, “Türkiye’de kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu”nun kapsamı ve tutarının Kamu İhale Genel Tebliğinde belirleneceği ve “Türkiye’de kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu”nun değerlendirilmesinde dikkate alınacak hususlar belirtilmiştir.

Kamu İhale Kanunu ile uygulama yönetmeliklerindeki değişikliklere istinaden 14/8/2007 tarihli ve 26613 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren mülga Kamu İhale Genel Tebliğinde değişiklik yapılmış ve bu değişiklikler 22/8/2009 tarihli ve 27327 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu İhale Tebliğinde de yer almıştır.

Buna göre, Kurumumuz ünitelerince yapılacak işlemler aşağıda açıklanmıştır.

1- Kapsama Giren Borç Türleri ve Tutarı

İhale tarihi itibariyle Türkiye genelindeki borç asıl ve fer’ileri toplamı dikkate alınmak kaydıyla isteklinin;

а) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran tüzel kişiliği haiz işveren olması halinde;

1) Gerek kendilerine ait işyerlerinin gerek devir aldıkları işyerlerinin gerekse kendi işyerleriyle birleşen veya kendi işyerlerine katılan işyerlerinin muaccel hale gelmiş sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi borçları ile bunlara ilişkin gecikme cezası, gecikme zamları ile diğer fer’ileri,

2) 1/5/2004 tarihinden sonra biten ihale konusu işler ve özel bina inşaatı işyerlerinden dolayı gerek Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan araştırma, gerekse Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ile Yeminli Mali Müşavirlerce İşyeri Kayıtlarının İncelenmesi Hakkında Yönetmelik gereğince yapılan inceleme sonucunda, fark işçilik matrahı üzerinden bulunan ve isteklilerce ödenmesi kabul edilen prim, gecikme cezası ve gecikme zammı tutarları,

3) İşin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik miktarının tespiti hususunda Sosyal Güvenlik Kurumu denetim elemanlarınca düzenlenen raporlarda önerilen asgari işçilik miktarı üzerinden hesaplanan prim, gecikme cezası ve gecikme zammı tutarlarının idari aşamada kesinleşmiş olan kısımları,

4) Sosyal Güvenlik Kurumunun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı tespit edildiği halde bu çalışmaları veya prime esas kazancı Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeyen veya eksik bildirilen sigortalılardan dolayı tahakkuk ettirilen sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi borçları ile bunlara ilişkin gecikme cezası, gecikme zamları ve diğer fer’ilerinin idari aşamada kesinleşmiş olan kısımları,

5) Kesinleşmiş mahkeme kararları uyarınca geriye doğru verilen prim belgelerine istinaden oluşan ve muaccel hale gelmiş sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi borçları ile bunlara ilişkin gecikme cezası, gecikme zamları ve diğer fer’ileri,

б) Ay içinde bazı iş günlerinde çalıştırılmadığına veya eksik ücret ödendiğine dair belgeleri Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmeyen veya verilen belgeleri anılan Kurumca geçerli sayılmaması nedeniyle tahakkuk ettirilen sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi borçları ile bunlara ilişkin gecikme cezası, gecikme zamları ve diğer fer’ilerinin idari aşamada kesinleşmiş olan kısımları,

7) Bir işverenin işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran alt işverenin, bu işyerlerinde çalıştırdıkları sigortalılardan dolayı tahakkuk eden ve ödenmeyen sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi ile bunlara ilişkin gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer fer’ileri,

8) Ortağı olduğu şirketin sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi ile bunlara ait gecikme cezası, gecikme zamları ve diğer fer’ilerine ilişkin borçlarından ötürü, (şirketin nevi dikkate alınarak) sorumlu olduğu tutarları,

toplamının, ihale tarihi itibariyle geçerli sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 3 katını, alt işvereni bulunan işyerlerinde alt işverenlerinin sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 6 katını aşan tutarı kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olarak kabul edilecektir.

Hesaplamada alt işvereni bulunan işyerlerinde işverenin 3 kata kadar olan borcu ile alt işverenlerin 6 katı kadar olan borcu ayrı değerlendirilecek bu tutarların altında borç olması durumunda işverene Ek-1’de yer alan borcu yoktur belgesi verilecektir.

Örnek 1: Tüzel kişiliği haiz ve sadece 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştırması nedeni ile işveren olan (A) Ltd. Şti.’nin, 5/9/2017 tarihinde Ulucanlar SGM’ye müracaat ederek, ihale tarihi olarak belirttiği 28/8/2017 tarihi itibariyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesi hükmü uyarınca borcu yoktur belgesi talep ettiğini ve adı geçen Ünitemizce de Türkiye genelinde yapılan sorgulama sonucunda bu işverenin, Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde adına tescilli işyerinden dolayı 2017/Ocak ayından 9.000,00 TL sigorta prim aslı ile 1.710,06 TL gecikme cezası ve gecikme zammı, 1.890,00 TL işsizlik sigortası prim aslı ile 359,10 TL gecikme cezası ve gecikme zammı olmak üzere toplam 12.959,16 TL muaccel hale gelmiş sosyal güvenlik prim borcu olduğunun tespit edildiğini varsayalım.

Bu durumda işverenin, Kurumumuza toplam 12.959,16 TL muaccel hale gelmiş sosyal güvenlik prim borcu olması ve bu tutarın ihale tarihindeki sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 3 katını (13.331,25 TL x 3=39.993,75 TL) aşmaması nedeniyle, Ulucanlar SGM tarafından söz konusu işverene 28/8/2017 tarihi itibariyle borcunun bulunmadığına dair örneği Ek-1’de yer alan belge verilecektir.

Örnek 2: Tüzel kişiliği haiz ve sadece 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştırması nedeni ile işveren olan B A.Ş’nin, Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne 25/8/2017 tarihinde müracaat ederek, ihale tarihi olarak belirttiği 18/8/2017 tarihi itibariyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesi hükmü uyarınca borcu yoktur belgesini talep ettiğini ve adı geçen Ünitemizce de Türkiye genelinde yapılan sorgulama sonucunda, bu işverenin anılan Müdürlükte adına tescilli işyerinden dolayı muaccel hale gelmiş anapara ve fer’ileri toplamı 28.500,00 TL sigorta prim borcu, Nevşehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde tescilli olan işyerinde ortaklıktan dolayı sorumlu olduğu muaccel hale gelmiş borcun 27.000,00 TL olduğunu varsayalım.

Bu durumda, söz konusu işverenin Türkiye genelinde ihale tarihi itibariyle muaccel hale gelmiş borç toplamının 55.500,00 TL olması ve ihale tarihindeki sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 3 katını (13.331,25 TL x 3=39.993,75 TL) aşmış olması nedeniyle, istekli (B) A.Ş’ye 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi hükmü uyarınca Türkiye genelinde ihale tarihi itibariyle kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu miktarını belirtir Ek-2’de yer alan belge verilecektir.

Örnek 3: Tüzel kişiliği haiz ve sadece 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştırması nedeni ile işveren olan (C) Ltd. Şti.’nin, Balıkesir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne 18/8/2017 tarihinde müracaat ederek borcu yoktur belgesi talep ettiğini ve adı geçen Ünitemizce Türkiye genelinde yapılan sorgulama sonucunda da, işverenin anılan Müdürlükte tescilli işyerinden dolayı muaccel hale gelmiş anapara ve fer’ileri toplamı 15.750,00 TL, Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde tescilli işyerinden dolayı muaccel hale gelmiş anapara ve fer’ileri toplamı 18.300,00 TL olmak üzere muaccel hale gelmiş toplam borç tutarının 34.050,00 TL, Samsun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde tescilli işyerindeki aracılarının ise muaccel hale gelmiş anapara ve bunların fer’ileri toplamı 48.000,00 TL borcu olduğunun tespit edildiğini varsayalım.

Bu durumda, söz konusu isteklinin ihale tarihi itibariyle Türkiye genelinde Kurumumuza olan borçlarının işveren (aracı hariç) ve aracılar yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi sonucunda;

-İşverenin (aracıları dışındaki) borçları toplamının 34.050,00 TL olması ve söz konusu tutarın da sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 3 katını (13.331,25 TL x 3=39.993,75 TL) aşmaması,

-Yine bu işverenin aracılarının borçlarının toplamının 48.000,00 TL olması ve bu tutarın da sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 6 katını (13.331,25 TLx6=79.987,50 TL) aşmaması,

nedeniyle bu istekliye ihale tarihi itibariyle Türkiye genelinde kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olmadığına dair örneği Ek-l’de yer alan borcu yoktur belgesi verilecektir.

Örnek 4: Tüzel kişiliği haiz ve sadece 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştırması nedeni ile işveren olan (D) AŞ’nin, Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne 29/8/2017 tarihinde müracaat ederek borcu yoktur belgesini talep ettiğini ve adı geçen Ünitemizce Türkiye genelinde yapılan sorgulama sonucunda da, işverenin anılan Müdürlükte tescilli işyerinden dolayı muaccel hale gelmiş toplam 13.500,00 TL, Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde tescilli işyerinden dolayı kendisinin muaccel hale gelmiş toplam 11.250,00 TL, Nevşehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde tescilli işyerinden dolayı yine kendisinin muaccel hale gelmiş toplam 8.250,00 TL olmak üzere toplam 33.000,00 TL, Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ile Nevşehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde tescilli işyerlerindeki aracılarının ise, muaccel hale gelmiş toplam 81.700,00 TL borcu olduğunun tespit edildiğini varsayalım.

Bu durumda, söz konusu isteklinin ihale tarihi itibariyle Türkiye genelinde Kurumumuza olan borçlarının işveren (aracı hariç) olarak kendisi ve aracıları yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi neticesinde;

-İsteklinin aracıları dışındaki borç toplamının 33.000,00 TL olması ve sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 3 katını (13.331,25 TL x 3=39.993,75 TL) aşmaması sebebiyle, bu istekliye 28/8/2017 tarihi itibariyle kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olmadığına dair borcu yoktur belge verilebilecek ise de,

-İşverenin aracılarına ait borç toplamının 81.700,00 TL olması ve bu borcun da sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 6 katını (13.331,25 TLx6=79.987,50 TL) aşmış olması nedeniyle, kendisine borcu yoktur belgesi verilmeyecektir.

Bu durumda, söz konusu istekliye Türkiye genelinde 29/8/2017 tarihi itibariyle kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu miktarını belirtir Ek-2’de yer alan belge verilecektir.

Diğer taraftan, Kamu İhale Genel Tebliğinde yer alan alt işveren (aracı) borçları ile ilgili sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 6 katı sınırı, işverenin alt işverenlerinden oluşan borçlarının toplamında dikkate alınmaktadır. İşverenin başka bir işverenin işyerinde alt işveren olması durumunda ise alt işverenlikten kaynaklı borçları bu limite dahil edilmeyecektir.

Örnek 5: Tüzel kişiliği haiz ve sadece 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştırması nedeni ile işveren olan (E) Ltd. Şti.’nin, 19/9/2017 tarihinde Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müracaat ederek, ihale tarihi olarak belirttiği 13/9/2017 tarihi itibariyle 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi hükmü uyarınca borcu yoktur belgesi talep ettiğini ve adı geçen Ünitemizce de Türkiye genelinde yapılan sorgulama sonucunda, işverenin anılan Müdürlükte adına tescilli işyerinden dolayı muaccel hale gelmiş toplam 12.500,00 TL, alt işveren olduğu işyerinden dolayı Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne muaccel hale gelmiş toplam 15.750,00 TL, yine alt işveren olduğu başka bir işyerindeki borcundan dolayı Yozgat Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne muaccel hale gelmiş toplam 12.750,00 TL borcu olduğunun tespit edildiğini varsayalım.

Bu durumda, söz konusu işverenin gerek kendisine ait işyerlerinden gerekse alt işveren olduğu işyerlerinden dolayı Türkiye genelinde ihale tarihi itibariyle muaccel hale gelmiş borç tutarının 41.000,00 TL olması ve sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 3 katını (13.331,25 TL x 3=39.993,75 TL) aşmış olması nedeniyle, bu istekliye 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi hükmü uyarınca borcu yoktur belgesi verilmeyecektir. Bu durumda, söz konusu istekliye Türkiye genelinde 13/9/2017 tarihi itibariyle kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu miktarını belirtir Ek-2’de yer alan belge verilecektir.

b) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile (c) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran tüzel kişiliği haiz işveren olması halinde;

5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanları çalıştırmalarından dolayı yukarıdaki a) başlıklı bölümde sayılan borçların ihale tarihi itibariyle geçerli aylık prime esas kazanç üst sınırının 3 katı ile alt işvereni bulunan işyerlerinde aylık prime esas kazanç üst sınırının 6 katını aşan tutarlar ve 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanları çalıştırmalarından dolayı yasal ödeme süresi geçmiş prim, kesenek ve kurum karşılıkları ile bunların gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer fer’ilerinin aylık prime esas kazanç üst sınırının 3 katını aşan tutarları kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olarak kabul edilecektir.

Hesaplamada işverenin Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile (c) bendi kapsamında çalıştırdığı sigortalılardan kaynaklanan borçlarının aylık prime esas kazanç üst sınırının 3 katı ile alt işvereni olması halinde aylık prime esas kazanç üst sınırının 6 katı tutarları ayrı ayrı değerlendirilecek, bu tutarların altında borç olması durumunda işverene Ek- 1’de yer alan borcu yoktur belgesi verilecektir.

Örnek 6: Kamu kurumu iken özelleştirilen ve Samsun’da faaliyette bulunan (X) AŞ’nin hem Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hem de (c) bendi kapsamında sigortalı çalıştırdığı ve ihale tarihi olarak belirttiği 22/8/2017 tarihi itibariyle borcu yoktur belgesi talep ettiğini ve Samsun İl Müdürlüğünce Türkiye genelinde yapılan sorgulama sonucunda, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalıştırılan sigortalılardan dolayı muaccel hale gelmiş toplam 43.700,00 TL, (c) bendi kapsamında çalıştırılan sigortalılardan dolayı da muaccel hale gelmiş toplam 15.750,00 TL borcu olduğunun tespit edildiğini varsayalım.

Bu durumda, söz konusu isteklinin borçlarının Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve (c) bendi kapsamındaki sigortalılar bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi neticesinde;

-Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan doğan borçları toplamının 15.750,00 TL olması ve sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 3 katını (13.331,25 TL x 3=39.993,75 TL) aşmaması sebebiyle borcu yoktur belgesi verilebilecek ise de,

-Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılarından kaynaklanan borçlarının toplamının 43.700,00 TL olması ve bu borcun da sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 3 katını (13.331,25 TL x 3=39.993,75 TL) aşmış olması nedeniyle bu istekliye borcu yoktur belgesi verilmeyecektir. Bu durumda, söz konusu istekliye Türkiye genelinde ihale tarihi itibariyle kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu miktarını belirtir Ek- 2’de yer alan belge verilecektir.

Örnek 7: Trabzon ilinde bulunan (Y) Belediyesinin %60 hissesine sahip olduğu J AŞ işvereninin hem Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hem de (c) bendi kapsamında sigortalı çalıştırdığını ve Kurumumuzdan 15/9/2017 tarihi itibariyle 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca borcu yoktur belgesi talep ettiğini, Trabzon İl Müdürlüğünce Türkiye genelinde yapılan borç sorgulaması sonucunda da, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılardan dolayı işverenin muaccel hale gelmiş toplam 33.000,00 TL, Balıkesir İl Müdürlüğünde tescilli işyerindeki alt işvereninin ise muaccel hale gelmiş toplam 54.000,00 TL, (c) bendi kapsamında çalıştırılan sigortalılardan dolayı da muaccel hale gelmiş toplam 32.250,00 TL borcu olduğunun tespit edildiğini varsayalım.

Bu durumda, söz konusu isteklinin borçlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi neticesinde, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılardan oluşan borçları ile alt işverenin borçları ihale tarihi itibariyle belirlenen limitleri aşmadığından, istekliye Türkiye genelinde kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olmadığını gösterir Ek-1’de yer alan belge verilecektir.

c) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran gerçek kişiliği haiz işveren ve 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olması durumunda,

5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalıştırılan sigortalılarından veya şirketin nev’ine göre sorumluluğu da dikkate alınarak üst düzey yöneticisi veya ortağı olduğu şirketin Kuruma yukarıda a) başlıklı bölümde sayılan borçlarının ihale tarihi itibariyle geçerli aylık prime esas kazanç üst sınırının 3 katı ile alt işvereni bulunan işyerlerinde aylık prime esas kazanç üst sınırının 6 katını aşan tutarlar ve Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılığından doğan prim (Bu bölüm kapsamındaki ilgililer için SGDP sorgulanmayacaktır. 6663 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılığı yönünden 29/2/2016 tarihinden itibaren kaldırılmıştır. 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi 5 inci fıkrası ile var olan borçlar terkin edilmiştir.) ile 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki genel sağlık sigortası prim borçları ile bunların gecikme cezası, gecikme zammı ve ferilerinin aylık prime esas kazanç alt sınırının 3 katını aşan tutarları kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olarak kabul edilecektir.

Hesaplamada işverenin, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalıları çalıştırması yönünden borçları ile üst düzey yöneticilik ve ortaklıktan kaynaklı borçların aylık prime esas kazanç üst sınırının 3 katı, alt işvereni olması halinde aylık prime esas kazanç üst sınırının 6 katı, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılığından doğan borçlarının aylık prime esas kazanç alt sınırının 3 katı tutarları ayrı ayrı değerlendirilecek, bu tutarların altında borç olması durumunda işverene Ek- 1’de yer alan borcu yoktur belgesi verilecektir.

Örnek 8: Adana’da faaliyette bulunan gerçek kişi (F)’nin hem Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalıştırdığı sigortalılardan dolayı işverenlik sıfatının bulunduğunu hem de (b) bendi kapsamında sigortalı olduğunu ve bu isteklinin Kurumumuzdan ihale tarihi olarak belirttiği 7/9/2017 tarihi itibariyle borcu yoktur belgesi talep ettiğini, Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce Türkiye genelinde yapılan sorgulama sonucunda da, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalıştırmış olduğu sigortalılar nedeniyle toplam 22.500,00 TL, (b) bendi kapsamındaki kendi sigortalılığından ise toplam 4.500,00 TL borcu olduğunun tespit edildiğini varsayalım.

Bu durumda, söz konusu isteklinin borç tutarlarının işverenliği ve kendi sigortalılığı yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi sonucunda;

-İşverenliğinden doğan borçlarının 22.500,00 TL olması ve sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 3 katını (13.331,25 TL x 3=39.993,75 TL) aşmaması,

-Kendi sigortalılığından doğan borçlarının da 4.500,00 TL olması ve sigorta primine esas aylık kazancın alt sınırının 3 katını (1.777,50 TL x 3 = 5.332,50 TL) aşmaması, nedeniyle, bu istekliye ihale tarihi itibariyle Türkiye genelinde kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcunun olmadığını gösterir Ek-1’de yer alan belge verilecektir.

Örnek 9: Gaziantep’te faaliyette bulunan gerçek kişi (H)’nin hem Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalıştırdığı sigortalılardan dolayı işverenlik sıfatının bulunduğunu hem de kendisinin (b) bendi kapsamında sigortalı olduğunu ve bu isteklinin Kurumumuzdan ihale tarihi olarak belirttiği 4/9/2017 itibariyle borcu yoktur belgesi talep ettiğini ve Gaziantep Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce Türkiye genelinde yapılan sorgulama sonucunda da Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalıştırdığı sigortalılardan kaynaklanan muaccel hale gelmiş toplam 33.600,00 TL, (b) bendi kapsamındaki kendi sigortalılığından ise muaccel hale gelmiş toplam 9.000,00 TL borcu olduğunun tespit edildiğini varsayalım.

Bu durumda, söz konusu isteklinin borçlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi neticesinde, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştırması

sebebiyle oluşan borçları aylık prime esas kazanç üst smınnm 3 katının altında iken, (b) bendi kapsamındaki sigortalılığından oluşan borcunun aylık prime esas kazanç alt sınırının 3 katının üstünde olması nedeniyle istekliye Türkiye genelinde kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcunu gösterir Ek-2’de yer alan belge verilecektir.

ç) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılığı olan gerçek kişi olması durumunda,

Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılmasından veya sosyal güvenlik destek primi ödeme yükümlülüğünden doğan borçları ile 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki genel sağlık sigortası borçlarının gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer ferîlerinin aylık prime esas kazanç alt sınırının 3 katını aşan, gerek üst düzey yöneticisi olduğu gerekse ortağı olduğu işveren şirketin Kuruma olan prim, (Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki ilgililer için SGDP sorgulanmayacaktır. 6663 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılığı yönünden 29/2/2016 tarihinden itibaren kaldırılmıştır. 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi beşinci fıkrası ile var olan borçlar terkin edilmiştir.) işsizlik sigortası primi ile bunlara ait gecikme cezası, gecikme zamları ve diğer ferilerine ilişkin borçlarının şirketin nev’ini dikkate alarak aylık prime esas kazanç üst sınırının 3 katı, alt işvereni olması halinde aylık prime esas kazanç üst sınırının 6 katı aşan tutarları kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olarak kabul edilecektir.

Hesaplamada üst düzey yöneticisi veya ortağı olduğu işveren şirketin Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalıları çalıştırması yönünden borçlarının aylık prime esas kazanç üst sınırının 3 katı, alt işvereni olması halinde aylık prime esas kazanç üst sınırının 6 katı, (b) bendi kapsamındaki sigortalılığından doğan borçlarının aylık prime esas kazanç alt sınırının 3 katı tutarları ayrı ayrı değerlendirilecek, bu tutarların altında borç olması durumunda işverene Ek-1’de yer alan borcu yoktur belgesi verilecektir.

Bu durumdaki isteklilerin, Kurumumuza ihale tarihi itibariyle Türkiye genelinde kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borçlarının olup olmadığının tespitinde hem Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılığından doğan sigorta primi ve fer’ilerinden oluşan borçları hem de üst düzey yöneticisi ve/veya ortağı olduğu işveren şirketin nevisi dikkate alınarak sorumlu olduğu sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi ile bunlara ait gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer fer’ilerine ilişkin borçlarının olup olmadığı sorgulanacaktır.

Örnek 10: (K) gerçek kişisinin hem (Z) AŞ’de yönetim kurulu üyesi ve ortaklık sıfatının bulunduğunu ve bu şirketin Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştırdığını hem de bu şirkette yönetim kurulu üyesi ve ortak olması nedeniyle (b) bendi kapsamında sigortalı olduğunu ve K gerçek kişisi olarak Kurumumuzdan ihale tarihi olarak belirttiği 19/9/2017 tarihi itibariyle borcu yoktur belgesi talep ettiğini, Sinop Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce Türkiye genelinde yapılan sorgulama sonucunda da, (Z) AŞ firmasının borçlarından kaynaklanan K gerçek kişisinin üst düzey yönetici olarak 28.500,00 TL’den sorumlu olduğu, ayrıca Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki kendi sigortalılığından ise 3.000,00 TL borcu olduğunu varsayalım.

Bu durumda, K gerçek kişisinin borçlarının şirket ortaklığı ve üst düzey yöneticiliği ile kendi sigortalılığı yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi neticesinde;

-Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalıştırılan sigortalılardan kaynaklanan borçlardan dolayı üst düzey yönetici olarak sorumlu olduğu tutarın 28.500,00 TL olması ve bu borcun da sigorta primine esas aylık kazanç üst sınırının 3 katını (13.331,25 TL x 3=39.993,75 TL) aşmaması,

-Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki kendi sigortalılığından doğan borçlarının ise 3.000,00 TL olması ve sigorta primine esas aylık kazanç

Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü alt sınırının 3 katını (1.777,50 TL x 3 = 5.332,50 TL) aşmaması sebebiyle kendisine ihale tarihi itibariyle Türkiye genelinde kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olmadığına dair Ek-1’de yer alan borcu yoktur belgesi verilecektir.

Örnek 11: (S) gerçek kişisinin hem (N) Ltd. Şti.’de sadece ortaklık sıfatının bulunduğunu (ortaklarca şirket müdürü olarak (M) kişisine yetki verilmiştir) hem de bu şirketin Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştırdığını, (S)’nin, bu şirkette ortak olması nedeniyle Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olduğunu ve Aksaray Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden ihale tarihi olarak belirttiği 19/9/2017 tarihi itibariyle borcu yoktur belgesi talep ettiğini, Türkiye genelinde yapılan sorgulama sonucunda da (N) Ltd. Şti.’nin borçlarından ortak olarak 19/9/2017 tarihi itibariyle sorumlu olduğu tutarın 32.250,00 TL olduğunu, ayrıca Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında kendi sigortalılığından da 5.850,00 TL borcu olduğunu varsayalım.

Bu durumda, S gerçek kişisinin borçlarının, şirketin işverenliği ve şirket ortaklığından dolayı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki kendi sigortalılığı yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi sonucunda;

-Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalıştırılan sigortalılardan doğan borçlardan dolayı sorumlu olduğu tutarın 32.250,00 TL olması ve bu borcun da sigorta primine esas aylık kazanç üst sınırının 3 katını (13.331,25 TL x 3=39.993,75 TL) aşmaması nedeniyle kendisine borcu yoktur belgesi verilebilecek ise de,

-Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki kendi sigortalılığından kaynaklanan borçlarının 5.850,00 TL olması ve sigorta primine esas aylık kazanç alt sınırının 3 katını (1.777,50 TL x 3 = 5.332,50 TL) aşması sebebiyle,

İstekliye 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesine göre borcu yoktur yazısı verilmeyecek, Türkiye genelinde ihale tarihi itibariyle kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu miktarını belirtir Ek-2’de yer alan belge verilecektir.

2 – Kapsama Girmeyen Borç Türleri

İsteklilerin ihale tarihi itibariyle Türkiye genelindeki;

a) İlgili kanunlara göre tecil ve taksitlendirilerek ya da özel kanunlara göre yeniden yapılandırılarak ödeme planına bağlanan ve anılan kanunlar gereğince tecil ve taksitlendirmeye ya da yapılandırmaya ilişkin taksit ve/veya cari aya ilişkin ödeme yükümlükleri yerine getirilmiş olması kaydıyla, tecil ve taksitlendirmeye ya da yeniden yapılandırmaya konu prim, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi, kesenek, kurum karşılığı borçları ile bunların fer’ileri,

b) Vadesi geçtiği halde ödenmemiş ancak ilgili kanunlar uyarınca ertelemeye tabi tutulan prim borçları,

c) İdari para cezaları borçları, tasarrufa teşvik kesintisi ve katkı tutarları, konut edindirme yardımı,

d) İlgili Kanunlar uyarınca takip ve tahsil görevi verilmiş olan özel işlem vergisi, eğitime katkı payı ve damga vergisi ile bunlara bağlı gecikme zamları,

e) Prim borcuna karşı dava açılması halinde, bu dava sürecinde veya sonucunda takip ve tahsili durduracak geçici veya nihai bir karar bulunduğu durumda prim borcu,

f) Prim borcunun 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde cebren tahsili yolunda tesis edilen işlemlere karşı dava açılması halinde, bu dava sürecinde veya sonucunda takip ve tahsili durduracak ara veya nihai bir karar bulunduğu durumda prim borcu,

Kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olarak değerlendirilmeyecektir.

İsteklilerin Kurumumuzdan 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesine göre borcu yoktur belgesi talebinde bulunmaları ve yapılan sorgulama sonucunda borçlarının yukarıda sayılan

durumlarda olduğunun anlaşılması halinde, istekliye Kurumumuza ihale tarihi itibariyle Türkiye genelinde kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olmadığını belirtir Ek-1’de yer alan belge verilecektir.

Örnek 1: Tüzel kişiliği haiz ve sadece Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştırması nedeniyle işveren olan (K) AŞ’nin, 11/9/2017 tarihinde Muğla Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müracaat ederek, ihale tarihi olarak belirttiği 11/9/2017 tarihi itibariyle 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi hükmü uyarınca borcu yoktur belgesi talep ettiğini ve adı geçen Ünitemizce de Türkiye genelinde yapılan sorgulama sonucunda, bu işverenin anılan Müdürlükte adına tescilli işyerinden dolayı muaccel hale gelmiş 2015/5.,6.,7.,8. aylarından kaynaklanan toplam 55.500,00 TL borcu olduğunu ve borcunu, 6736 sayılı Kanuna göre yapılandırdığını, gerek cari ay primlerini gerekse 6736 sayılı Kanundan doğan taksit ödeme yükümlülüklerini düzenli olarak (herhangi bir aksatma/ihlal yapmadan) yerine getirdiğini, başkaca da borcunun bulunmadığının tespit edildiğini varsayalım.

Bu durumda isteklinin, 55.500,00 TL borcu olmasına karşın borcunu, 6736 sayılı Kanun uyarınca yapılandırdığı ve gerek yapılandırmaya ilişkin taksit tutarlarını, gerekse cari aya ilişkin ödeme yükümlüklerini yerine getirmiş olması nedeniyle, söz konusu borçlar, kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcunun hesaplamasında dikkate alınmadığından, kendisine 11/9/2017 ihale tarihi itibariyle Türkiye genelinde kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olmadığına dair Ek- 1’de yer alan borcu yoktur belgesi verilecektir.

Örnek 2: Tüzel kişiliği haiz ve sadece Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında işveren olan (M) Ltd. Şti.’nin İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müracaat ederek ihale tarihi olarak belirttiği 18/9/2017 tarihi itibariyle borcu yoktur belgesi talep ettiğini ve adı geçen ünitemizce Türkiye genelinde yapılan sorgulama sonucunda da işverenin anılan Müdürlükte tescilli işyerinden dolayı muaccel hale gelmiş 2014/4-2015/2 aylarından kaynaklanan toplam 135.750,00 TL, Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğündeki işyerinden dolayı 2016/7,8 aylarından kaynaklanan 33.000,00 TL olmak üzere muaccel hale gelmiş toplam 168.750,00 TL borcu olduğunun tespit edildiğini varsayalım.

Bu durumda, söz konusu isteklinin ihale tarihi itibariyle Türkiye genelinde Kurumumuza olan borçlarının değerlendirilmesi sonucunda;

Borç tutarının 168.750,00 TL olmasına karşın, borcunun 135.750,00 TL’sini 6736 sayılı Kanun uyarınca yapılandırdığı ve gerek yapılandırmaya ilişkin taksit tutarlarının, gerekse cari aya ilişkin ödeme yükümlüklerinin düzenli olarak yerine getirilmiş olması nedeniyle yeniden yapılandırmaya konu olan 135.750,00 TL tutarındaki borç, kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcunun hesaplamasında dikkate alınmayacaktır.

Yapılandırma kapsamına girmeyen ihale tarihi itibariyle Türkiye genelindeki 33.000,00 TL tutarındaki borcunun ise, sigorta primine esas aylık kazanç üst sınırının 3 katını (13.331,25 TL x 3=39.993,75TL) aşmaması nedeniyle, istekliye ihale tarihi itibariyle Türkiye genelinde kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olmadığına dair (Ek-1)’de yer alan borcu yoktur belgesi verilecektir.

Örnek 3: Tüzel kişiliği haiz ve sadece Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran işveren A Ltd. Şti.’nin, 21/9/2017 tarihinde Artvin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müracaat ederek, ihale tarihi olarak belirttiği 13/9/2017 tarihi itibariyle 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi hükmü uyarınca borcu yoktur belgesi talep ettiğini ve adı geçen Ünitemizce de Türkiye genelinde yapılan sorgulama sonucunda, bu işverenin anılan Müdürlükte adına tescilli işyerinden muaccel hale gelmiş 2014/4,5,7,8 aylarından kaynaklanan toplam 10.500,00 TL borcunu 6736 sayılı Kanuna göre yapılandırdığını ve gerek cari ay primlerini gerekse 6736 sayılı Kanundan doğan yükümlülüklerini düzenli olarak yerine getirdiğini, ayrıca Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde kendisine ait işyerinden muaccel hale gelmiş 2016/9,10 aylarından kaynaklanan borçlarının toplamının 40.550,00 TL olduğunun tespit edildiğini varsayalım.

Bu durumda isteklinin, borçları toplamının 51.050,00 TL olmasına karşın, borcunun 10.500,00 TL’sini 6736 sayılı Kanun uyarınca yapılandırdığı ve gerek yapılandırmaya ilişkin taksit tutarlarını gerekse cari aya ilişkin ödeme yükümlüklerini düzenli olarak yerine getirmiş olması nedeniyle isteklinin, yeniden yapılandırmaya konu olan 10.500,00 TL tutarındaki borcu kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcunun hesaplamasında dikkate alınmayacaktır.

Yapılandırma kapsamına girmeyen ihale tarihi itibariyle Türkiye genelindeki 40.550,00 TL borcunun olması ve bu borcun da sigorta primine esas aylık kazanç üst sınırının 3 katını (13.331,25 TL x 3=39.993,75 TL) aşması nedeniyle 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesine göre Türkiye genelinde ihale tarihi itibariyle kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu miktarını belirtir Ek-2’de yer alan belge verilecektir.

Örnek 4: (J) gerçek kişisinin, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran herhangi bir şirketin üst düzey yöneticisi ve ortağı olmadığını, sadece Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olduğunu ve Aydın Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden 4/9/2017 tarihi itibariyle Türkiye genelinde kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcunun bulunmadığına ilişkin belge talep ettiğini, anılan Ünitemizce de Türkiye genelinde yapılan sorgulama sonucunda, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılığından doğan sadece 2015/5,6,7,8 aylarından kaynaklanan muaccel hale gelmiş toplam 14.850,00 TL borcu olduğunu ve söz konusu borçlarının 6736 sayılı Kanuna göre yapılandırıldığını varsayalım.

Bu durumda isteklinin, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılığından doğan borç toplamının 14.850,00 TL olmasına karşın, borcunu, 6736 sayılı Kanun uyarınca yapılandırdığı ve gerek yapılandırmaya ilişkin taksit tutarlarını, gerekse cari aya ilişkin ödeme yükümlüklerini düzenli bir şekilde yerine getirmiş olması nedeniyle söz konusu borçlar, kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcunun hesaplamasında dikkate alınmayacağından bu istekliye, 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca 4/9/2017 tarihi itibariyle Türkiye genelinde sosyal güvenlik prim borcu olmadığına dair Ek- 1’de yer alan belge verilecektir.

Örnek 5: Edirne’de faaliyette bulunan gerçek kişiliği haiz (F)’in, hem Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran işveren hem de kendi sigortalılığından Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olduğunu ve bu isteklinin Kurumumuzdan ihale tarihi olarak belirttiği 5/9/2017 tarihi itibariyle borcu yoktur belgesi talep ettiğini, Edirne Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce Türkiye genelinde yapılan sorgulama sonucunda da Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalıştırdığı sigortalılardan dolayı muaccel hale gelmiş toplam 52.500,00 TL borcunun olduğu ve bu borcun ödenmesi hususunda 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre ödeme emri tebliğ edildiği, ancak (F) tarafından bu ödeme emrine karşı iptal davası açıldığı ve ihale tarihinden önce Edirne 1. İş Mahkemesince icra takibinin durdurulması kararının verildiği, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında kendi sigortalılığından ise muaccel hale gelmiş toplam 4.500,00 TL borcu olduğunun tespit edildiğini varsayalım.

Bu durumda, söz konusu isteklinin borç tutarlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi sonucunda;

Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştırmasından oluşan borç toplamının 52.500,00 TL olmasına ve sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 3 katını (13.331,25 TL x 3=39.993,75 TL) aşmasına rağmen, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde cebren tahsili yolunda tesis edilen işlemlere karşı dava sürecinde veya sonucunda takip ve tahsili durduracak geçici veya nihai bir karar bulunduğundan söz konusu borçlar kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcunun hesaplamasında dikkate alınmayacak,

Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılığından doğan borçları toplamının 4.500,00 TL olmasına rağmen, bu borcun sigorta primine esas aylık kazancın alt sınırının 3 katını (1.777,50 TL x 3 = 5.332,50 TL) aşmaması sebebiyle,

istekliye, 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca 5/9/2017 tarihi itibariyle Türkiye genelinde sosyal güvenlik prim borcu olmadığına dair Ek-1’de yer alan belge verilecektir.

3 – Borçların Dönemi

Borcu yoktur belgesi düzenlenirken, işverenlerin dilekçelerinde beyan ettikleri ihale tarihi itibariyle kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borçlarının mevcut olup olmadığına bakılarak işlem yapılacaktır. İşverenlerin borçlarının olup olmadığına ilişkin yapılacak sorgulama işlemi, başvuru dilekçelerinin Ünitelerimize intikal ettiği tarihe bakılarak değil, dilekçede beyan edilen ihale tarihi dikkate alınarak yapılacaktır.

Kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borçlarının bulunup bulunmadığına ilişkin yapılan sorgulamalar sırasında, işverenlerin kapsama giren borçlarını en geç ihale tarihi itibariyle ödemeleri veya 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine istinaden tecil ve taksitlendirmeleri ya da çeşitli Kanunlar gereği yeniden yapılandırmaları halinde, tecil edilmiş ve taksitlendirilmiş/yeniden yapılandırılmış borçlara ilişkin taksitlendirme veya yapılandırma anlaşmasının bozulmamış olması ve vadesi geçtiği halde ödenmemiş veya eksik ödenmiş taksitlerin ihale tarihine kadar hesaplanacak faizi ve varsa tecil ve taksitlendirme/yeniden yapılandırma kapsamına girmeyen diğer borçlarla birlikte toplam borç tutarının istisna tutarlarının altında olması durumunda işverene kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu yoktur belgesi verilecektir.

Örnek 1: (A) Limited Şirketinin yasal ödeme süresi geçmiş 17.000,00 TL sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunu 6/3/2017 ihale tarihi itibariyle ödediği ve 17/3/2017 tarihinde işyerinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik Merkezine müracaat ederek 6/3/2017 tarihi itibariyle sosyal güvenlik prim borcunun bulunmadığına ilişkin belge verilmesini talep ettiği varsayıldığında, söz konusu işverene ihale tarihi itibariyle kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olmadığını belirtir Ek-1’de yer alan belge verilecektir.

Örnek 2: (B) gerçek kişisinin 25.000.00 TL tutarındaki yasal ödeme süresi geçmiş sigorta prim borcunun 17/5/2017 tarihi itibariyle 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine istinaden tecil ve taksitlendirildiği ve anılan işverenin 25/5/2017 tarihinde işyerinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik Merkezine müracaat ederek 17/5/2017 tarihi itibariyle sosyal güvenlik prim borcunun bulunmadığına ilişkin belge verilmesini talep ettiği varsayıldığında, kapsama giren borçları ihale tarihi itibariyle tecil edilmiş ve taksitlendirilmiş ve tecil, taksitlendirme anlaşmasının bozulmamış olması nedeniyle anılan işverene örneği Ek-1’de yer alan kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu yoktur belgesi verilecektir.

Örnek 3: (C) Anonim Şirketinin 60.000,00 TL tutarındaki sigorta prim borcunu 6736 sayılı Kanuna istinaden taksitlendirmek üzere 12/10/2016 tarihinde işyerinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik Merkezine müracaat ettiği, vadesi 2017/Nisan (2017/Ağustos oldu 6770 sayılı Kanun ile) olan 3 ncü taksit ile 2017/Haziran (2017/Ekim oldu) olan 4 üncü taksit tutarı 10.000,00 TL’yi ödemediği ve 22/11/2017 tarihinde Kuruma başvurarak 16/11/2017 tarihi itibariyle kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcunun bulunmadığına ilişkin belgenin verilmesini talep ettiği varsayıldığında, yeniden yapılandırma anlaşmasının 16/11/2017 tarihi itibariyle bozulmamış olması ve 16/11/2017 tarihi itibariyle ödeme vadesi geçmiş taksitlerinin belirlenen gecikme zammı ile birlikte hesaplanacak tutarının prime esas kazanç üst sınırının 3 katından düşük olması nedeniyle, anılan işverene örneği Ek-1’de yer alan kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu yoktur belgesi verilecektir.

Buna karşın, kapsama giren borçların ihale tarihinden sonraki bir tarih itibariyle tecil edilmiş ve taksitlendirilmiş veya yeniden yapılandırılmış olması ve söz konusu borçların açıklanan istisna sınırlarının üzerinde olması halinde kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcunun bulunduğunu belirtir Ek-2’de yer alan belge verilecektir.

4- Ortak Girişimler (İş Ortaklığı veya Konsorsiyum)

4734 sayılı Kanunun “Ortak Girişimler” başlıklı 14 üncü maddesinde, ortak girişimlerin birden fazla gerçek veya tüzel kişi tarafından iş ortaklığı veya konsorsiyum olarak iki türlü oluşabileceği; iş ortaklığı üyelerinin, hak ve sorumluluklarıyla işin tümünü birlikte yapmak üzere, konsorsiyum üyelerinin ise, hak ve sorumluluklarını ayırarak işin kendi uzmanlık alanlarıyla ilgili kısımlarını yapmak üzere ortaklık yapabilecekleri; ihale aşamasında ortak girişimden kendi aralarında bir iş ortaklığı veya konsorsiyum yaptıklarına dair anlaşma isteneceği; iş ortaklığı anlaşmalarında pilot ortağın, konsorsiyum anlaşmalarında ise koordinatör ortağın belirtileceği; ihalenin iş ortaklığı veya konsorsiyum üzerinde kalması halinde, sözleşme imzalanmadan önce noter tasdikli iş ortaklığı veya konsorsiyum sözleşmesinin verilmesi gerektiği; iş ortaklığı anlaşma ve sözleşmesinde, iş ortaklığını oluşturan gerçek veya tüzel kişilerin taahhüdün yerine getirilmesinde müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları; konsorsiyum anlaşma ve sözleşmesinde ise, konsorsiyumu oluşturan gerçek veya tüzel kişilerin, işin hangi kısmını taahhüt ettikleri ve taahhüdün yerine getirilmesinde koordinatör ortak aracılığıyla aralarındaki koordinasyonu sağlayacakları açıklanmıştır.

Bu durumda ihaleye katılacak olan isteklinin;

İş ortaklığı olması durumunda müşterek ve müteselsil sorumluluğa göre ortaklığı oluşturan her bir ortağın borcunun olup olmadığı ayrı ayrı sorgulanacaktır. Her bir ortağın kesinleşmiş borcunun olmaması halinde borcu yoktur belgesi verilecek, bir ortağın borcunun olmayıp diğer ortağın borcunun olması halinde borcu olduğuna dair Ek-2’de yer alan belge,

Konsorsiyum olması durumunda yüklenicilerin her birine müstakilen istihkak ödenmesi, bu üstleniciler tarafından idareye ayrı ayrı teminat verilmiş olması ve yüklenicilerin her biri adına işyeri tescili yapılmış olması halinde her bir ortağın sorumluluğunun ayrı olmasından dolayı kesinleşmiş prim borcu olmayan ortağa diğer ortakların borcunun olup olmadığına bakılmaksızın Ek-1’de yer alan borcu yoktur belgesi,

verilecektir.

5- Ticari Şirketler ve Ortakları

Tüzel kişiler birden fazla gerçek kişinin belli bir amaç doğrultusunda bir araya gelmesiyle oluşmuş, hak ve borç sahibi olabilen, kendisini oluşturan gerçek kişilerin dışında ayrı bir varlığa sahip olan topluluklardır. Tüzel kişi aslında bir insan topluluğudur. Ancak hukuk düzeni, bu insan topluluğuna onu meydana getiren insanlardan (gerçek kişilerden) ayrı bir kişilik tanımaktadır. Keza hukuk, tüzel kişiye, kendini oluşturan gerçek kişilerin iradesi dışında ayrı bir irade gücü vermektedir. Yani tüzel kişinin kendisini oluşturan gerçek kişilerin iradesi dışında ayrı bir iradesi vardır. Dolayısıyla, tüzel kişi yetkili karar organları aracılığıyla iradesini açıklayarak hak ve borç altına girebilir. Bu şekilde ortaya çıkan hak ve borçlar, tüzel kişiyi oluşturan gerçek kişilerin üzerinde değil, tüzel kişinin üzerinde doğmuş olur.

Ticari şirketler (kollektif, adi komandit, paylı komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketleri) tescil ve ilan edilmekle tüzel kişilik kazanmaktadırlar. Bu nedenle ticari şirketler, ortakları ile ayrı ayrı kişiliğe sahip olduklarından bu şirket ortaklarının kendilerine ait işyerlerinden dolayı Kurumumuza borçları olsa bile ortağı oldukları ticari şirketlerin borçları bulunmuyorsa, talepleri üzerine ticari şirketlere borçlarının olmadığına dair belge verilebilecektir.

Yukarıda yer alan açıklamalar şirketler ile ilgili genel olarak hukukta yer alan hükümler olmakla birlikte Kurumumuzca düzenlenen borcu yoktur yazılarının/belgelerinin farklı kanunlar ve 5510 sayılı Kanununa göre farklı amaçlarla düzenlendiği göz önünde bulundurularak (ihaleye katılma, hakediş ödemesi, devlet yardım ve teşviklerden yaralanma vb.) düzenlenmesi gerekmektedir.

Örnek 1: (A) ve (B) olmak üzere iki gerçek kişi ortağı olan (X) Limited Şirketinin Kurumumuza borcu bulunmamasına karşın, şirket ortaklarında (A)’nın kendisine ait tescil edilmiş gerçek ya da tüzel kişiliğe haiz (Y) işyerinin Kurumumuza borcu varsa, (X) Limited Şirketi tüzel kişilik olarak Kurumumuzdan borcu yoktur belgesi talep etmesi durumunda borcu bulunmayan şirket tüzel kişiliğine borcu yoktur belgesi verilecektir.

Örnek 2: Kurumumuzda tescilli ve ortakları da aynı gerçek kişiler olan (X) ve (Y) Limited Şirketlerinden; (X) Limited şirketinin Kuruma borcunun bulunmasına karşın, (Y) Limited Şirketinin borcunun olmaması ve bu şirket tarafından da Kurumumuzdan borcu yoktur belgesinin talep edilmesi halinde (Y) Limited şirketine borcu yoktur belgesi verilecektir.

Gerçek kişi işverenin kendisine ait işyerinden borcu bulunmaması ancak ortağı olduğu şirketin borcunun tespiti halinde; şirket ortaklığı dolayısıyla şirketin borcundan Kuruma karşı sorumluluğu bulunduğundan, kendisine ait işyerinden borcu yoktur belgesi düzenlenirken ortağı olunan şirketin nevi (örneğin anonim şirket farklıdır, Türk Ticaret Kanununa göre ortakların şirkete karşı sorumlulukları vardır, üçüncü kişilere karşı yoktur ancak sadece yönetim kurulu üyesi ve üst düzey yönetici ortakları sorumludur) dikkate alınarak ortaklık sıfatından kaynaklanan borçları sorgulanacaktır.

Örnek 3: (A) gerçek kişisinin Kurumumuzda kendi adına tescilli (ABC) isimli işyerinin borcu bulunmamasına karşın, aynı gerçek kişinin %50 hissesine sahip olduğu (X) Limited Şirketinin Kurumumuza borcu bulunduğu varsayıldığında (A) gerçek kişinin (ABC) işyerinden kendisine borcu yoktur belgesi talep etmesi halinde, bu kişi ortağı olduğu (X) Limited şirketinin borcundan 6183 sayılı Kanunun 35 inci maddesi uyarınca sermaye hissesi oranında (%50) sorumlu olduğundan, şirketin borcundan borcu ödemediği sürece, gerçek kişi olarak sahip olduğu (ABC) işyerinden kendisine borcu yoktur belgesi verilmeyecektir. (A) gerçek kişisi (X) Limited şirketinde şirket müdürü ise, bu durumda şirket müdürlüğü yaptığı dönemden kaynaklanan borcun tamamından 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesi ve 6183 sayılı Kanunun Mükerrer 35 inci maddesi uyarınca sorumluluğu bulunduğundan, bu borcu ödemediği sürece gerçek kişi olarak sahibi olduğu ABC işyerine yine borcu yoktur yazısı verilmeyecektir.

Aynı şekilde, diğer tüzel kişiliği haiz işverenlerin borçlarından sorumlu tutulan üst düzey yönetici ve kanuni temsilcilerle ilgili Kanunlardaki özel hükümler göz önünde bulundurularak işlem yapılacaktır.

Ayrıca ortaklar ilgili dönemlerdeki borçlarından sorumlu olduklarından, ilgili dönemde borcun olmadığı ve ortağın ortaklığının sonlandırıldığı anlaşılıyorsa borcu yoktur sorgulamasına dahil edilmemesi gerekmektedir. Program üzerinde çalışmalar tamamlanıncaya kadar ünitece yapılacak işlemlerde bu husus dikkate alınarak sorgulama yapılacaktır.

6- Müracaat

4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca isteklilerin Kurumumuzdan ihale tarihi itibariyle Türkiye genelinde kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olmadığına dair belge talep etmeleri durumda örneği Ek-3’te yer alan “4734 Sayılı Kanunun 10 uncu Maddesine Göre Borcu Yoktur Belgesi Verilmesine İlişkin Talep Formu” ile işyerinin kayıtlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne veya Merkezine başvurmaları gerekmektedir.

Kurumda kayıtlı işyeri bulunmayan ilgililer, işveren işlemleri yapılan herhangi bir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne veya Sosyal Güvenlik Merkezine başvuruda bulunabileceklerdir.

İstekliler talep formunu, Kurumumuzun internet (www.sgk.gov.tr) sitesinden temin edebilcekleri gibi Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerimize / Sosyal Güvenlik Merkezlerimize

başvurarak da temin edebileceklerdir. Söz konusu talep formu dışında bir form kullanılmayacaktır.

Gerek gerçek gerekse tüzel kişiliğe sahip istekliler, “4734 Sayılı Kanunun 10 uncu Maddesine Göre Borcu Yoktur Belgesi Verilmesine İlişkin Talep Formunda”, Kurumumuzdan ilişiksizlik belgesi aldıkları işyerlerini (kısmı ilişiksizlik belgesi verilen özel bina inşaat işyerleri hariç) beyan etmeyecekler, buna karşın daha önce devredilen veya ortaklık, aracılık ve üst düzey yöneticilik durumu sona eren işyerleri ile halen gayri faal (daha önce sigortalı çalıştırılmış olmakla birlikte başvuruda bulunulan tarihte sigortalı çalıştırılmayıp, Kurumumuz tarafından Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştırmaları nedeniyle Kanun kapsamından çıkarılmamış veya çıkarılmış olmakla birlikte henüz iz’e ayrılmamış) olan Türkiye genelindeki tüm işyerlerini beyan edeceklerdir.

Ayrıca, ekte yer alan form ile birlikte istenecek belgelerde işyeri bildirgesi ile birlikte istenilen gerçek kişi işverenler yönünden kendilerinin, tüzel kişi işverenler yönünden ise tüzel kişiliği temsile yetkili kişilerin imza sirkülerinin ikinci defa istenmemesi; gerek görülmesi halinde borcu yoktur belgesi için Üniteye müracaatları sırasında kişiliği temsile yetkililerin kimliklerinin tespitiyle birlikte imza beyanlarının alınması yeterli sayılacaktır.

Diğer yandan ortak olunan işyerine ait Ticaret Sicil Gazetesi veya diğer belgelerin, üst düzey yöneticilerin göreve başlama ve bitiş tarihlerini belgeleyen belgelerin form ekinde sunulması gerekmektedir.

Talep formunda beyan edilen bilgilerin eksik veya hatalı olduğunun anlaşılması halinde, Kurumumuzun ve diğer kurum, kuruluş ve kişilerin uğrayacakları zararlardan istekliler sorumlu olacaktır.

7- Düzenlenecek Belgeler

Borcu yoktur belgesini verecek olan Ünitelerimizce söz konusu talep formunda belirtilen işyeri, ortaklık, aracılık, üst düzey yöneticilik, sigortalılık bilgilerinin yanı sıra Kurumumuz intranet sisteminde borç sorgulamasında kullanılan tüm kıstaslar kullanılarak gerekli araştırma ve sorgulamalar yapılacaktır.

Öncelikle isteklilerin gerçek kişi ya da tüzel kişi olup olmadığına bakılacak ve önceki bölümlerde açıklanan durumlardan hangisine giriyorsa o kapsamda değerlendirmeler yapılacaktır. Borcu yoktur belgesi için müracaat edilen Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerince ve Sosyal Güvenlik Merkezlerince Kurumumuz uygulamalarında yer alan borç sorgulama menülerinden sorgulama işlemi yapılacak veya gerek olması durumunda diğer İl Müdürlükleri/Merkezleri ile faks veya kurumsal e-posta yoluyla araştırma işlemi gerçekleştirilecektir. Bu sorgulama sonucunda isteklinin Türkiye genelinde kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olmadığının anlaşılması halinde; istekliye 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca ihale tarihi itibariyle Kurumumuza kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olmadığına dair Ek-1’de yer alan belge, kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olduğunun anlaşılması halinde Ek-2’de yer alan belge verilecektir.

İşverenlere verilen bu belgeler ile bu belgelerin verilmesine esas yapılan borç sorgulamalarının birer dökümü işveren dosyasında muhafaza edilecektir. Ayrıca Kurumda tescilli işyeri bulunmayan ilgililere verilen belgelerin birer örneği de ilgili serviste oluşturulacak dosyalarda muhafaza edilecektir.

III. KAMU İHALE KANUNU DIŞINDA DÜZENLENEN BORCU YOKTUR BELGELERİ/YAZILARI

1- İhaleli İşlerde Hak Ediş Ödenmesi İçin İstenen Borcu Yoktur Yazıları

“Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının Hak Edişlerden Mahsubu, Ödenmesi ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmelik”in 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca; işverenlerin tahakkuk etmiş ve muaccel hale gelmiş idari para cezası, prim ve prime ilişkin gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer ferilerinden oluşan borçlarının hak edişlerinden kesilerek ödenmesinin Kurumumuzca idareden istenilmesi gerekmektedir.

İhale konusu işin devamlı nitelikteki işyeri sigortalıları ile yapılmış olması halinde, hak edişlerden kesinti yapılmasına esas olmak üzere ihale konusu işin yapıldığı dönemlere bakılmaksızın devamlı nitelikteki işyerinin, sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer fer’ilerinden oluşan tüm borçları sorgulanacaktır.

Bu bakımdan idarelerce, ihale yoluyla yaptırdıkları işleri üstlenenlere yapılacak her hak ediş ödemesinden önce;

Hizmet alımı ve yapım işleri için, ilgili ihale konusu işyerinden dolayı,

İhale suretiyle piyasadan hazır halde alınıp satılan mal teslim işleri için, işverenin merkez adresindeki işyerinin tescilli bulunduğu ünite tarafından, İl Müdürlüğünde işlem gören tüm işyerlerinden dolayı,

Kuruma muaccel hale gelmiş borçlarının bulunup bulunmadıkları hususu sorgulanacaktır.

Bu sorgulama sonucunda;

Borcu bulunmayan işverenlere örneği Ek-5’te yer alan yazı,

Borcu bulunan işverenlere örneği Ek-6’da yer alan yazı,

Konusu piyasadan hazır halde alınıp satılan mal olan işlerde tescilli işyerinin olmaması durumunda örneği Ek-4’te yer alan yazı,

düzenlenecektir.

İdarelerce (ihale makamları) işverenlere hak ediş ödenmeden önce Kurumumuza borçlarının olup olmadığı sorulduğu durumlarda; başvurunun yapıldığı Ünitece ihaleli işin işlem gördüğü işyerinin borcu olmadığı halde, Türkiye genelinde yapılan sorgulama sonucunda aynı işverenin diğer ünitelerimize muaccel borçlarının olduğu tespit edilebilmektedir. Bu durumda işverenlere ihaleli işten kaynaklanan borçlarının olmaması durumunda hak ediş ödemesine esas olmak üzere Ek-5’te yer alan, borcun olması durumunda ise Ek-6’da yer alan yazı düzenlenecek ve aynı zamanda işverenin borçlu olduğu ilgili Ünitelerimize, istihkak haczi yapmaları amacıyla ihale makamının ve yapılan ihaleli işin adları da belirtilmek suretiyle durum derhal yazıyla bildirilecektir.

2- Teminat İadeleri İçin Düzenlenen İlişiksizlik Belgesi

“Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmelik”in 7 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işveren tarafından, idareye ihale konusu işle ilgili olarak Kuruma borcunun bulunmadığına dair ilişiksizlik belgesi ibraz edilmedikçe işverene ait kesin teminat iade edilemez.

İlişiksizlik belgesinin düzenlenebilmesi için, işverenlerin, ihale konusu işle ilgili sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası, fark isçilik üzerinden hesaplanan prim, damga vergisi, eğitime katkı payı ve özel işlem vergisi ile bunlara ilişkin gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer fer’ilerinden oluşan borçların bulunmaması gerekmektedir.

İhale konusu işin, devamlı mahiyetteki işyeri sigortalıları ile yaptırılmış, olması halinde ise, işyerinin ihale konusu işin başlayıp bitirildiği sürelerdeki sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası, fark işçilik üzerinden hesaplanan prim, damga vergisi, eğitime katkı payı ve özel işlem vergisi ile bunlara ilişkin gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer fer’ilerinden oluşan borçlarının bulunmaması gerekmektedir.

3- Özel Nitelikteki İnşaat İşyerleri Hakkında Düzenlenecek İlişiksizlik Belgesi

5510 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasına göre geçici iskan veya yapı kullanma izin belgesi verilmeden önce ilgililerden yapılan inşaat dolayısıyla Kuruma borçlarının bulunmadığına dair Kurumca düzenlenmiş bir belgenin istenmesi zorunludur.

Bu nitelikteki işyerlerinden dolayı Kurumumuza borçlarının bulunmadığına dair bir belgenin verilmesinin istenilmesi halinde, bu işyerinden sigorta primi, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, idari para cezası, fark işçilik üzerinden hesaplanan prim, eğitime katkı payı, özel işlem vergisi, damga vergisi, konut edindirme yardımı, tasarruf teşvik kesintisi ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve zammı borçlarının olup olmadığına bakılacak ve borçlarının bulunmaması kaydıyla ilişiksizlik belgesi verilecektir.

Fark işçilik prim borcunun kesinleşme aşamasında olması veya itiraz edilmesi durumlarında dahi borcun ödenmemesi halinde işlemler sonuçlandırılıncaya kadar ilişiksizlik belgesi verilmeyecek ancak borç kesinleşmemişse ihale konusu işler için istenilecek borcu yoktur belgesinde veya bu nitelikteki belgelerde borç olarak değerlendirilmeyecektir.

4- Özel Nitelikteki İşyerleri ve Alt İşverenler (Aracı) İçin Düzenlenecek Borcu Yoktur Belgeleri

Gerçek veya tüzel kişi işverenlerin işyerlerinden birisinden veya alt işveren (aracısı) olduğu bir işyerinden “borcu yoktur” belgesinin istenilmesi halinde, işyeri kayıtlarının incelenmesine başvurulmaksızın, bu konudaki taleplerin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihe kadar Ünitelerimize verilmiş olan prim belgelerinde kayıtlı muaccel sigorta primi, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, idari para cezaları, fark işçilik üzerinden tahakkuk ettirilmiş olan prim borcu (kesinleşmemiş olsa bile), eğitime katkı payı, özel işlem vergisi, damga vergisi, tasarrufu teşvik kesintisi ve katkı tutarı, konut edindirme yardımı borcu ve bunlara ilişkin gecikme zammı ve varsa faizleri, borç kapsamına dahil edilecektir.

Örnek 1: (A) inşaat Ltd. Şti. işyeri işvereni, işyerindeki işin bölümlerinden biri olan sıva, boya işini (B) alt işverenine vermiştir. (A) işvereni, işin bitiminde sıva, boya işlerini üstlenmiş olan (B) alt işvereninden Kurumumuza bu işten dolayı borcunun olmadığına dair belge getirmesini istemiştir. Bu durumda, alt işveren (B)’nin sadece söz konusu işten dolayı borcunun olup olmadığı hususu yukarıda belirtildiği şekilde (tüm borçları dikkate alınmak suretiyle) araştırılarak sonucuna göre işlem yapılacaktır.

Örnek 2: (A) işyeri işvereni, işyerindeki işin bölümlerinden biri olan temizlik işini 1 yıl süreyle (B) alt işverenine vermiştir. (A) işvereni, 1 yılın sonunda temizlik işlerini üstlenmiş olan (B) alt işvereninden Kurumumuza bu işten dolayı borcunun olmadığına dair belge getirmesini istemiştir. Bu durumda, alt işveren (B)’nin sadece söz konusu işten dolayı borcunun olup olmadığı hususu yukarıda belirtildiği şekilde (tüm borçları dikkate alınmak suretiyle) araştırılarak sonucuna göre işlem yapılacaktır.

Söz konusu yazıların verildiği tarihte işverenlerin muaccel olmuş borçlarının bulunması durumunda örneği Ek-8’de yer alan belge, borcu bulunmuyorsa örneği Ek-7’de yer alan belge verilecektir.

Ayrıca, işverenlere verilecek bu tür belgelerde ihalelere katılmak veya hak ediş ödemeleri için kullanılamayacağına ve ibra anlamına gelmeyeceğine dair şerh konulacaktır.

IV- HAK EDİŞ ÖDEMELERİ SIRASINDA İŞVERENLERİN MUACCEL BORÇLARININ İDARELERCE ELEKTRONİK ORTAMDA SORGULANMASI

“Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmelik”in 6 ncı maddesi üçüncü fıkrasına göre İdare, yaptığı ihaleler sonucunda işverene ödeyeceği her hak ediş ödemesinden önce işverenin ve alt işverenlerinin Kuruma idari para cezası, prim ve prime ilişkin gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer ferilerinden oluşan borçlarının bulunup bulunmadığı hususunda sorgulama yapabilmek için Kuruma yetki başvurusunda bulunabilir.

Sorgulama yetkisinin alınabilmesi amacıyla idarelerce yapılacak başvurulara ilişkin usul ve esaslar ile Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerince / Sosyal Güvenlik Merkezlerince yapılacak işlemler ile prim ve idari para cezası borçlarının hak edişlerden mahsup edilmesine ilişkin idarelerin sorumlulukları aşağıda açıklanmıştır.

1- İşverenlerin Muaccel Borçlarının İdarelerce Sorgulanması

1.1- Sorgulama Yetkisinin Verilmesi

Kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşlar ve kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar, ihale yolu ile yaptırdıkları işleri üstlenenlerin Kurumumuza borçlarının bulunup bulunmadığını elektronik ortamda sorgulayabilmek için, Ek-9’da yer alan “İdarelerce e-Borç Sorgulama Yetki Talep Formunu” eksiksiz olarak doldurmak suretiyle işyeri dosyalarının bulunduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerinden / Sosyal Güvenlik Merkezlerinden herhangi birine başvuracaklardır.

İdarelerce birden fazla personel için yetki başvurusunda bulunulması mümkün bulunmaktadır. Ancak, bu durumda, her bir personel için yetki talep formunun ayrı ayrı düzenlenmesi gerekmektedir.

Yapılacak olan başvuru sırasında, ilgili idarenin, 5510 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlardan biri olduğunu kanıtlayan resmi nitelikteki belge ile yetki talebinde bulunulan kişinin ilgili idarede çalıştığını gösterir kimlik belgesinin onaylı bir fotokopisi, yetki talep formuna eklenecektir.

Yukarıda belirtilen kurum ve kuruluşlarca yapılacak müracaatlar üzerine, yetki talep formu evrak tarih ve sayısı verildikten sonra eki belgelerle birlikte “işyeri tescil ve e-sigorta servisi”ne intikal ettirilecektir. İlgili servis personeli tarafından, “işveren intra uygulamasından” “İdarelerce e-Borç Sorgu Başvuru İşlemleri” menüsü vasıtasıyla, ilgili idarenin yetki talebinde bulunmuş olduğu personel için gerekli olan kullanıcı kodu ve kullanıcı şifresi verilecektir.

“İdarelerce e-Borç Sorgu Başvuru İşlemleri” menüsünden başvuru girişi yapılarak idareye ve kullanıcıya ilişkin bilgiler sisteme girildikten sonra, sistem tarafından üretilecek olan kullanıcı kodu ve şifresi, Ek-10’da yer alan “İdarelerce e-Borç Sorgulama Yetkisi Kullanıcı Kodu ve Şifresi Teslim Tutanağına” kaydedilecektir.

İki nüsha olarak düzenlenecek olan “İdarelerce e-Borç Sorgulama Yetkisi Kullanıcı Kodu ve Şifresi Teslim Tutanağının” ilgililer tarafından imzalanmasının ardından, bir nüshası yetki talebinde bulunan idareye verilecek, bir nüshası ise işyeri tescil ve e-Sigorta servisinde dosyalanacaktır.

Borç sorgulama yetkisi, yalnızca kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşlar ve kanunla kurulan kurum ve kuruluşlara verileceğinden, bu idareler dışındaki gerçek veya tüzel kişilerce yetki başvurusunda bulunulsa dahi, herhangi bir yetkilendirme işlemi yapılmayacaktır.

1.2- Kullanıcı Kodu ve Kullanıcı Şifresinin İptali

İlgili idare tarafından, kullanıcı kodu ve şifresinin çalındığı, kaybolduğu veya unutulduğu gibi nedenlerle yeni bir kullanıcı şifresi verilmesinin ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden / Sosyal Güvenlik Merkezinden yazılı olarak talep edilmesi halinde, işyeri tescil ve e-sigorta servisinde görevli personel tarafından “İdarelerce e-Borç Sorgu Başvuru İşlemleri” menüsünden “Başvuru Listele” seçeneği vasıtasıyla daha önce kullanıcı kodu ve şifresi verilmiş olan kişi için yeni bir kullanıcı şifresi verilebilecektir.

Diğer taraftan, ilgili idare veya kullanıcı kodu ve şifresi verilmiş yetkili kişi tarafından, kullanıcı kodu ve kullanıcı şifresinin iptal edilmesinin ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden / Sosyal Güvenlik Merkezinden yazılı olarak talep edilmesi halinde, bu defa yetkili kişi için daha önce verilmiş olan kullanıcı kodu ve kullanıcı şifresi pasif hale getirilmek suretiyle sorgulama yetkisi iptal edilecektir.

1.3- Borçların Sorgulanması

İdareler, işverenlerin ve varsa alt işverenlerinin yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının bulunup bulunmadığı hususunu, Kurumumuz “www.sgk.gov.tr” adresinden “e-sgk” ^ “Kamu” ^ “İdare e-Borç Sorgu” alanları seçildikten sonra uygulama giriş yaparak sorgulayabileceklerdir.

İdarelerce, işverenlerin, ihale konusu işten dolayı Kuruma yasal ödeme süresi geçmiş borcunun olup olmadığına ilişkin işyeri sicil numarası girilmek suretiyle yapılacak olan sorgulama işlemi sırasında, sorgu parametresi olarak 23 haneli işyeri sicil numarasının yalnızca “yeni şube kodu”, “eski şube kodu”, “sıra no” ve “il kodu” bilgileri sisteme girilecektir.

Örnek 1: 4.4120.01.01.1099811.006.01.03 sicil numaralı işyeri için,

Yeni Şube kodu Eski Şube Kodu Sıra No İl Kodu 01 01 1099811 006

bilgileri sisteme girilecektir.

Örnek 2: 2.9605.01.02.1066983.080.10. 49 sicil numaralı işyeri için,

Yeni Şube kodu Eski Şube Kodu Sıra No İl Kodu 01 02 1066983 080

bilgileri sisteme girilecektir.

İhale konusu işin piyasadan hazır halde alınıp satılan mal teslimine yönelik olması halinde, öncelikle söz konusu işleri üstlenen işverenlere ilişkin işyeri sicil numaralarının, uygulamada yer alan “Tescil Sorgulama” seçeneği vasıtasıyla ilgili idarece tespit edilmesi gerekmektedir.

“Tescil Sorgulama” menüsünde işyeri sicil numaraları, gerçek kişi olan işverenler için T.C. kimlik numarası girilmek suretiyle “Mernis No İle Tescil Bul” seçeneği vasıtasıyla, tüzel kişi olan işverenler için vergi kimlik numarası girilmek suretiyle “Vergi No İle Tescil Bul” seçeneği vasıtasıyla tespit edilecektir.

Kurumumuz uygulamalarında, her işyerine ayrı sicil numarası verildiğinden, ihale suretiyle piyasadan hazır halde alınıp satılan mal teslim işlerinden dolayı, işyeri sicil numarasının tespiti için T.C. kimlik numarası veya vergi kimlik numarası girilmek suretiyle sorgulama yapıldığında, aynı işverene ait birden fazla işyeri sicil numarası ile karşılaşılabilecektir. Bu durumda, işverenin merkez adresindeki işyerinin tescilli bulunduğu il kodu ile listelenen geçici ve daimi tüm işyerlerinden dolayı yasal ödeme süresi geçmiş borçları sorgulanacaktır.

Örnek 3: Piyasadan hazır halde alınıp satılan mal teslimi işini üstlenen ve merkez adresi Ankara’da bulunan 1234567890 numaralı vergi kimlik numaralı (B) Limited Şirketinin işyeri sicil numaralarının tespiti için ilgili idarece, “Vergi No İle Tescil Bul” seçeneğinden yapılan sorgulama sonucunda,

01.01.1038120.006

01.01.1097841.006

01.02.1096884.006

02.02.1114874.6 01.01.1063874.034 01.01.1118965.021

nolu işyeri sicil numaralarına ulaşıldığı varsayıldığında, Ankara’nın il kodu 006 olduğu için, ilgili idarece, anılan işverenin Ankara ilinde kurulu işyerlerinden Rüzgarlı Sosyal Güvenlik Merkezinde işlem gören 01.01.1038120.006, 01.01.1097841.006, 01.02.1096884.006 nolu ve Ulucanlar Sosyal Güvenlik Merkezinde işlem gören 02.02.1114874.006 sicil numaralı işyerlerine ilişkin borçları sorgulanacak ve varsa yasal ödeme süresi geçmiş borçları hak edişinden kesilerek Kurum hesaplarına aktarılacaktır. Buna karşın, anılan işverenin merkez adresinin bulunduğu il dışında faaliyet gösteren 01.01.1063874.034 sicil numaralı (İstanbul’da işlem gören) işyeri dosyası ile 01.01.1118965.021 sicil numaralı (Diyarbakır’da işlem gören) işyeri dosyalarının borçları ise sorgulanmayacaktır.

T.C. kimlik numarası veya vergi kimlik numarası girilmek suretiyle yapılan sorgulamalara rağmen işyeri sicil numarasına ulaşılamaması halinde ise, işverenin hak ediş ödemesine esas borcunun bulunup bulunmadığı hususu işverenin merkez adresini çevresine alan Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne / Sosyal Güvenlik Merkezine resmi yazı ile sorulacaktır.

Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesinin beşinci fıkrasında, idarelerce, yapılacak kesinti tutarının ödeme belgesinde gösterileceği ve kesinti tutarının, ödeme makamınca muhasebe kayıtlarına intikal tarihinden itibaren on beş gün içinde Kuruma veya Kurumca bildirilmiş olan banka hesabına yatırılacağı öngörülmüştür.

Bu bakımdan, idarelerce borç sorgulanırken, uygulamadaki sorgu parametrelerinde yer alan “sorgu tarihi” bölümüne; sorgunun yapıldığı tarih girilecektir.

Örnek 4: (A) Bankasınca, (B) Limited Şirketine 10/2/2017 hak ediş ödemesi yapılacaktır. Bankaca yapılacak sorgulamada “sorgu tarihi” olarak sorgunun yapıldığı 10/2/2017 tarihi girilecektir.

Öte yandan, ihale konusu işlerde, asıl işverenlerin yanı sıra asıl işverenlerden iş alan ve kendi nam ve hesabına sigortalı çalıştıran alt işverenlerin de bulunması halinde, “Borç Sorgulama” seçeneği vasıtasıyla yapılan sorgulamalar sırasında, asıl işverene ilişkin borçlarla birlikte alt işverenlerin borçları da sorgulanacağından, idarelerce, alt işverenlerin borçlarının ayrıca sorgulanmasına gerek bulunmamaktadır.

İdarelerce yapılacak olan sorgulama işlemleri sırasında, ihale konusu işi üstlenen işverenlere ait işyerlerinin hangi Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde / Sosyal Güvenlik Merkezinde işlem gördüğü ve il kodu görüntülenecek olup, il kodlarına ise “İl Kodu Bilgileri” seçeneği vasıtasıyla erişilebilecektir.

İşverenlerin yasal ödeme süresi geçmiş borçlarının hak edişinden kesilmesi halinde, söz konusu kesinti tutarlarının, Kurumumuzun ilgili banka hesap numarasına yatırılarak, yatırılan paranın tutarının, tediye mahallinin, ödeme tarihinin, banka hesap numarasının, işyerinin sicil numarasının, işverenin ad ve soyadının/unvanının ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne / Sosyal Güvenlik Merkezine bildirilmesi gerekmektedir.

İşverenlerin yasal ödeme süresi geçmiş borçlarının bulunup bulunmadığına ilişkin sorgulama işleminin her hak ediş ödemesinden önce yapılması gerektiğinden, ikinci hak ediş kesintisi yapılmadan önce daha önce yapılmış olan hak ediş kesintisine ilişkin yukarıda açıklanan bilgilerin, işyerinin işlem gördüğü Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne / Merkezine bildirilmiş olması ve Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce / Merkezince bahse konu paraların işyeri dosyasına aktarılmış olması icap etmektedir.

Bu bağlamda, idarelerce yapılan kesinti tutarlarının Kurumumuzun ilgili banka hesap numarasına yatırılması halinde, söz konusu hak ediş kesintisine ilişkin bilgilerin, Kurumca yapılacak aktarma işlemleri de nazara alınarak, en geç kesinti tutarının bankaya yatırıldığı tarihi izleyen 15 gün içinde ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne / Merkezine bildirilmesi ve Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce / Merkezince bahse konu kesinti tutarı; eğer işverenin ihale konusu işyeri dosyasına aktarımı yapılmamışsa en geç 7 gün içinde ilgili işyeri dosyasına aktarımını yapması gerekmektedir.

2- İdarelerin Sorumlulukları

29/9/2008 tarihli ve 27012 sayılı 2 nci mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan “Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmelik” in 9 uncu maddesinde işverenin borcu varken hak ediş ödemesi yapan ilgililer hakkında genel hükümlere göre işlem yapılacağı belirtilmiştir.

Bu anlamda ihale makamlarına anılan yönetmelik ile sorumluluk yüklendiğinden, hak ediş ödemelerinin ve kesin teminatın iadesinin prim borcunun mahsubu yapılmaksızın işverenlere ödenmesi halinde, Kurumca uğranılan zararın ihale makamlarınca karşılanması gerekmektedir. Bu amaçla 7201 sayılı Tebligat Kanuna göre yapılacak tebligat ile işverenin prim borçlarının 15 gün içinde ödenmesi ilgili kamu kurum ve kuruluşundan gecikme zamlarıyla birlikte istenebilecek, borcun bu süre içerisinde ödenmemesi halinde ise, bu defa ihale makamı aleyhine tazminat davası açılabilecektir. Ancak Kurumca ihale makamı aleyhine tazminat davası açılırken, ihale makamının Kurumun tebligatına rağmen işverene ödediği istihkak miktarı ve teminat tutarı kadar miktarla sorumlu olduğu dikkate alınacaktır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 107 nci maddesinde, “Bu Kanunun tatbikinde vazifeli bulunan kimseler, bu vazifeleri dolayısıyla amme borçlusunun ve onunla ilgili kimselerin şahıslarına, mesleklerine, işlerine, muamele ve hesap durumlarına ait öğrendikleri sırlarla, gizli kalması lazım gelen diğer hususları ifşa ettikleri takdirde Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesine göre cezalandırılır.

Bu Kanunun 41 inci maddesine göre amme alacağını tahsil yetkisi verilen kuruluşlara, yapacakları tahsile yönelik bilgilerin ve 22/A maddesine göre borcun olmadığına dair belgeyi arama zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşlara, ödeme ve işleme taraf olanlara ilişkin borç bilgilerinin verilmesi sırrın ifşaı sayılmaz. Bu kurum ve kuruluşlarda vazifeli bulunan kimseler edindikleri bilgileri ifşa ettikleri takdirde birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.”,

hükmü yer almaktadır.

5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinde yer alan “.. .Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.” hükmüne istinaden, idarelerce yapılan başvurular üzerine, yasal ödeme süresi geçmiş borçların sorgulanmasına ilişkin Kurumca yetki verilmiş olan kişilerin elde ettikleri bilgileri ifşa etmeleri veya Kurumca verilen kullanıcı kodu ve şifresi başka kişilere verilerek üçüncü kişilerce söz konusu bilgilerin temininin sağlanması halinde, ilgili kişilerin Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesine göre cezalandırılmaları istenilecektir.

3- Diğer Hususlar

“İdarelerce e-Borç Sorgulama” seçeneği vasıtasıyla yapılan sorgulamaların sonuçları, yalnızca ihale konusu işleri üstlenen işverenlerin hak edişlerinin ödenmesi veya Kuruma olan borçlarının hak edişlerden kesilmesi için kullanılmalıdır.

Bahse konu programlar vasıtasıyla yapılan sorgulamalara istinaden işverenlerin, ihale konusu işle ilgili teminatlarının iadesi mümkün bulunmadığı gibi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu uyarınca ihaleye katılmak için Kuruma yasal ödeme süresi geçmiş borcunun bulunup bulunmadığının sorgulanması da mümkün bulunmamaktadır.

Dolayısıyla, ihalelere katılmak üzere kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcunun olup olmadığına ilişkin belgelerin, ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden / Merkezinden ya da “e- Borcu Yoktur” programlarından alınması, ihale konusu işleri üstlenen işverenlerin kesin teminatlarının ise, ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce / Merkezince düzenlenmiş ilişiksizlik belgesi ibraz edilmedikçe iade edilmemesi gerekmektedir.

V- DEVLET YARDIMI TEŞVİK VE DESTEKLERDE BORÇ SORGUSU

5510 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamındaki devlet yardımı, teşvik ve desteklerin verilmesinden önce işverenlerden Kuruma muaccel olmuş borçlarının bulunmadığına veya tecil ve taksitlendirildiğine ya da yapılandırıldığına dair belge ve bilgilerin istenmesi gerekmektedir. Bu fıkranın uygulanmasına dair usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşleri alınarak Kurumca belirlenmiştir.

1- Kapsama Giren Devlet Yardımı, Teşvik ve Destekler

Belirli bölgelere veya sektörlere yönelik ya da kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen özel belgelere veya izinlere dayalı olarak kamudan kaynak tahsis edilmesi şeklinde kanun, kararname ve diğer mevzuatla sağlanan araştırma, geliştirme, üretim, yatırım, pazarlama ve benzeri tüm aşamalarda uygulanan devlet yardımı, teşvik ve desteklerin verilmesinden önce Kuruma muaccel hale gelmiş borçlarının olup olmadığının sorgulanması gerekmektedir.

Bu itibarla;

a) 29/1/2004 tarihli ve 5084 sayılı “Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile sağlanan sigorta primi işveren hissesi teşviki, enerji desteği, bedelsiz yatırım yeri tahsisi ile aynı Kanunun Geçici 1 inci maddesine göre, Organize Sanayi Bölgeleri tüzel kişilikleri tarafından, gerçek ve tüzel kişilere yapılan bedelsiz arsa tahsisi,

b) 14/7/2004 tarihli ve 5225 sayılı “Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu” ile sağlanan sigorta primi işveren paylarında indirim, su bedeli indirimi ve enerji desteği,

c) Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Bakanlar Kurulu kararları uyarınca uygulanmakta olan ve kamu alacaklarından vazgeçilmesi şeklinde olmayan; sigorta primi işveren hissesi teşviki, katma değer vergisi istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, kredi desteği, faiz desteği, turizm enerji desteği,

ç) 12/4/1990 tarihli ve 3624 sayılı “Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun” ve “24/4/2005 tarihli ve 25795 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olan Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Destekleri Yönetmeliği” ile sağlanan geri ödemeli ve geri ödemesiz destekler ile 4/5/2004 tarihli ve 2004/7131 sayılı Bakanlar Kurulu kararına istinaden verilen kredi, faiz destekleri,

d) Araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) destekleri,

e) 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun uyarınca sağlanan ve kamu alacaklarından vazgeçilmesi şeklinde olmayan destek ve teşvikleri,

f) 26/7/2001 tarihli ve 24474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Tarımsal Amaçlı Kooperatiflere Kullandırılacak Kredilere İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca sağlanan kredi destekleri,

g) İhracat Teşvikleri,

gibi devlet yardımı, teşvik ve destekler Kanunun 90 ıncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında sağlanan devlet yardımı, teşvik ve destekler olarak kabul edilmektedir.

2- Kapsama Girmeyen Devlet Yardımı, Teşvik ve Destekler

Ülke çapında uygulanan ve özel bir izne veya belgeye dayanmayan genel düzenlemeler ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından proje ve faaliyetleri karşılığında kamu kurum ve kuruluşlarına sağlanan veya 5510 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesinin yürürlüğe girdiği 1/10/2008 tarihinden önce başlayıp devam eden nakdi olmayan Devlet yardımı, teşvik ve destekler kapsamda kabul edilmemektedir.

3- Borçların Sorgulanması

3.1 Borç Türleri

Kapsama giren devlet yardımları ile teşvik ve desteklerden yararlanacak olan tüzel kişiliği haiz olan ve tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluş işverenlerinin çalıştırdığı sigortalılardan, gerçek kişiliği haiz işverenlerin ise gerek kendi sigortalılığı gerekse çalıştırdığı sigortalılardan dolayı oluşan sigorta primi ve genel sağlık sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi (Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki ilgililer için SGDP sorgulanmayacaktır. 6663 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılığı yönünden 29/2/2016 tarihinden itibaren kaldırılmıştır. 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile var olan borçlar terkin edilmiştir.), işsizlik sigortası primi, idari para cezası ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı borçları sorgulanacaktır.

3.2 Yararlanma Şartları

Türkiye geneli borcun sorgulandığı tarihte, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu gereğince, belirlenen aylık asgari ücretin brüt tutarından fazla muaccel borcunun bulunmaması veya borcunun tecil ve taksitlendirilmiş ya da yapılandırılmış olması gerekmektedir.

Borcu tecil ve taksitlendirilmemiş ya da yapılandırılmamış olan işverenler, devlet yardımı, teşvik ve desteklerden; muaccel prim ve idari para cezası borçları kesilip Kuruma aktarıldıktan sonra varsa kalan kısmı üzerinden yararlandırılabilir.

Tecil ve taksite bağlanmış ya da yapılandırılmış olan borca ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden dolayı yapılandırması bozulanlardan veya bu sebepler dışında söz konusu yardım, teşvik ve desteklerden yararlanmaması gerektiği sonradan anlaşılanlardan, yapılan devlet yardımı teşvik ve destek ödemeleri ilgili mevzuat çerçevesinde müeyyideleri ile birlikte geri alınır.

Ancak, yapılacak bir ay süreli tebligat üzerine kapsama giren borçlarını tam olarak ödemeleri halinde, bu Tebliğ kapsamında devlet yardımları ile teşvik ve desteklerden usulüne uygun yararlanılmış sayılır.

3.3 Borcu Yoktur Belgeleri

Devlet yardımı, teşvik ve destekleri sağlayan ve ödeme işlemlerini tesis eden kurum ve kuruluşların; yapacakları yardım, teşvik ve desteklere karar verilmesinden önce işverenlerden

Kuruma borcunun bulunmadığına, borcu bulunmakla birlikte yapılandırdığına, tecil ya da taksitlendirdiğine dair Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri / Merkezleri tarafından verilen ya da elektronik ortamda doğrulama kodlu olarak üretilen belgeyi talep etmeleri zorunludur.

Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerine / Merkezlerine yapılan başvuru üzerine işverenin, devlet yardımı teşvik ve desteklerden yararlanacağı tarih belirtiliyor ise bu tarihte, tarih belirtilmiyorsa yazının verildiği tarihte Türkiye geneli kapsama giren borçlarının olup olmadığı sorgulanacak; borçları varsa ve limitin altında kalmışsa borcunun olmadığına dair örneği Ek- 11’de yer alan belge, limitin üstünde borcu bulunmakla birlikte yapılandırılmış, tecil veya taksitlendirilmiş ise örneği Ek-12’de yer alan belge verilecektir. Sayılan bu durumların dışında borcun bulunması halinde örneği Ek-13’te yer alan belge düzenlenecektir. Kaydı bulunmayan ya da işveren konumunda olmayan ilgililere durumlarına göre örneği Ek-20/21’de yer alan belge düzenlenecektir.

Kurum tarafından Kanunun 90 ıncı maddesine göre verilen yardım, teşvik ve desteğin türüne ve veren idareye göre birden fazla şekilde belge düzenlenebilmektedir. Bu belgelerin düzenlenmesinde örnek belgelerde yer alan boşluklara belgenin istendiği duruma uygun ifadeler Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri / Merkezleri tarafından yazılacaktır.

Belgelerde aylık asgari ücretin brüt tutarının altında kalan borç tutarları belirtilmeyecektir. Yapılandırılmış, tecil edilmiş veya taksitlendirilmiş borçların, taksitleri düzenli ve tam ödeniyorsa Ek-12’de yer alan belge düzenlenecek olmakla birlikte yapılandırması bozulmamış ancak taksitlerini düzenli ve tam ödememiş olanların, vadesinde ödenemeyen taksit tutarları ile varsa cari dönemden ödenmemiş borçları toplamı belirtilen limitin üstünde ise örneği Ek-14’te yer alan yapılandırması bozulmadığı için yapılandırılmış tutarı ve muaccel hale gelmiş borç tutarını belirten belge düzenlenecektir.

Örnek 1: (A) Ltd. Şti.’ne (X) bankası tarafından 17/6/2017 tarihinde “Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Karar”a göre kredi kullandırılmıştır. 25/6/2017 tarihinde işverenin müracaatı üzerine Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü / Merkezi tarafından 17/6/2017 tarihli yapılan Türkiye geneli borç sorgusunda işverenin borcunun olmadığı ya da borçlarının sorgu tarihindeki asgari ücretin altında olduğu varsayıldığında ilgiliye örneği Ek- 11’de yer alan belge verilecektir.

Örnek 2: (Y) Ltd. Şti. işvereni Kredi Garanti Fonuna verilmek üzere 15/11/2017 tarihinde borcu yoktur belgesi talep etmiştir. İşverenin Türkiye geneli yapılan borç sorgusunda Rüzgarlı Sosyal Güvenlik Merkezinde tescilli işyerinden dolayı 30.000 TL borcunun olduğu ve 2016 yılı Haziran ayı ve önceki aylara ait toplam 30.000 TL olan sigorta prim borcunu 6736 sayılı Kanuna göre yapılandırdığı anlaşılmıştır. Ancak işverenin son ödeme tarihi 31/8/2017 (2/1/2018 oldu) olan 825 TL tutarındaki 5. yapılandırma taksitini ve aynı zamanda 2017 yılı Haziran ayına ait 2.285 TL prim borcunu ödemediği tespit edilmiştir. Bu durumda düzenlenecek olan belgede; işverenin yapılandırması devam ettiği için “yapılandırmasının bulunduğu” ifadesi ile ödenmemiş taksit ve yapılandırma kapsamı dışında kalan borçları toplamı asgari ücretin brüt tutarından fazla olduğundan borç tutarı yer alacaktır. İşverene örneği Ek-14’te yer alan Kredi Garanti Fonuna verilmek üzere düzenlenecek olan belge, belgenin verildiği tarih itibarıyla işverenin yapılandırmasının bulunduğunu ve ödenmemiş yapılandırma taksiti ile muaccel hale gelen cari prim borçları toplamının 3.110 TL olduğunu gösterir şekilde düzenlenecektir.

VI. PRİM BORÇLARININ KATMA DEĞER VERGİSİ İLE ÖDENMESİ

Bilindiği üzere, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinin on üçüncü fıkrasında; “Prim borçları katma değer vergisi iade alacağından mahsubu suretiyle de ödenebilir. Bu takdirde katma değer vergisi iade hakkı sahibi kendisinin, mal veya hizmet satın aldığı veya iştirak veya ortaklık ilişkisi içinde bulunduğu işverenlerin prim borçları için de mahsup talep edebilir. Bu işverenlerin mahsup talebinde bulundukları ayda muaccel olan prim borçlarının birinci fıkrada belirtilen ödeme sürelerini izleyen onbeş gün içinde mahsup suretiyle ödenmesi halinde, yasal süresi içinde ödendiği kabul edilir. Ancak prim borçlarının katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesi talebinde bulunulduğu halde, süresinde mahsup edilemeyen veya eksik mahsup edilen prim borçları için birinci fıkrada belirtilen ödeme sürelerini izleyen günden başlanarak gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanır. Kurum, Maliye Bakanlığının uygun görüşü ile bu uygulamadan faydalanacak işverenleri; iştigal konusu, işletme türü ve işletme büyüklüğü itibarıyla belirlemeye ve lehine mahsup talebinde bulunulan işverenlerin prim borcu ödeme süresini otuz günü aşmamak üzere uzatmaya yetkilidir.” hükmü bulunmaktadır.

28/11/2013 tarihli ve 28835 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren İşveren Uygulama Tebliğinde yapılan değişiklikle prim borçlarının katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesinin talep edilmesi durumunda, cari aya ilişkin sigorta priminin en geç ödenmesi gereken yasal süre, primin ilişkin olduğu dönemi takip eden dönemin sonu (vade) yerine, vadeyi takip eden yirminci gün olarak değiştirilmiştir.

Sigorta primi borçlarını KDV alacağından mahsup suretiyle ödeyen işverenlerin, sigorta primlerinin yasal ödenmesi gereken sürenin bitiminden itibaren mahsup için geçecek olan ilave 20 günlük süre içinde ihalelere katılmak için Kurumumuzdan borcu olmadığına ilişkin yazı talep etmeleri halinde, KDV mahsubuyla ödenecek olan sigorta primi tutarı henüz Kurum hesaplarına intikal etmemiş olduğundan, kendilerine borcu olmadığına ilişkin belge verilememektedir.

İşverenlerin Kurumumuza olan borçlarını KDV alacağından mahsup yoluyla ödemeyi talep etmeleri ve cari ay haricinde kesinleşmiş prim borçlarının bulunmaması halinde KDV alacağından yapılacak sigorta primi ödemelerinin vergi dairelerince en geç ayın 20’sinde hesaplarımıza aktarıldığı dikkate alınarak, cari aya ilişkin sigorta primleri için yasal ödeme süresinin bittiği tarihten itibaren takip eden ayın 1’i ila 20’si arasında geçecek süre içinde borcu yoktur yazısı talep eden işverenlerin, iadeyi yapacak ilgili vergi dairesinden / saymanlıktan alacakları “mükellef ….nın …ayına ait ….tutarındaki sigorta primi borcu tutarı KDV alacağından mahsup suretiyle ….tarihinde Kurumunuz hesaplarına aktarılacaktır.” şeklinde düzenlenmiş ıslak imzalı bir yazı ile ünitelerimize müracaat etmeleri ve “vade tarihinde KDV mahsubuyla ödenecek olan sigorta priminin Kurum hesaplarına intikal etmemesi halinde verilmiş olan borcu yoktur yazısının hükümsüz olacağına dolayısıyla ihale tarihi itibariyle borçlarının olduğunu kabul edeceklerine” dair Ek-15’te yer alan taahhütnameyi vermeleri koşulu ile söz konusu süre zarfında kendilerine borcu olmadığına ilişkin Ek-16’da örneği bulunan belgenin verilmesi mümkün bulunmaktadır.

KDV mahsubu suretiyle prim ödemeleri için Hazine ve Maliye Bakanlığına (ilgili vergi dairesine) sunulmak üzere Kurumdan işverenin borcunu belirtir yazı talep edilmesi halinde, borç sorgusu dönem bazlı yapılacak cari dönem borçları ayrı geçmiş dönem borçları ayrı sorgulanarak düzenlenecek yazılarda belirtilecektir. Yapılan sorgulamalarda yapılandırma, erteleme, tecil ve taksitlendirme kapsamında bulunan tutarlar borç olarak gösterilmeyecektir.

Örnek 1: Kurumumuzda 01.01.1234568.006 sicil numarası ile kayıtlı işyeri bulunanan (A) işvereni, 26/2/2019 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığına (ilgili vergi dairesine) sunulmak üzere KDV iadesinden mahsup suretiyle ödenmek üzere prim borçlarını belirtir borcu yoktur belgesi talep etmektedir. İşverenin Ocak/2019 dönemine ait aylık prim ve hizmet belgesini de 20/2/2019 tarihinde süresinde verdiği bilinmektedir. İşverenin dilekçesine istinaden yapılacak 26/2/2019 tarihli borç sorgusunda cari dönem olan Ocak/2019 dönemi tahakkuku oluştuğundan bu dönemden kaynaklanan borcu ayrı sorgulanacak varsa ayrıca geçmiş dönem (Ocak/2019 öncesi dönemler) borçları da sorgulanarak örneği Ek-17’de yer alan belge düzenlenecektir.

VII. ONAYLANMIŞ KİŞİ STATÜ BELGESİ İLE İLGİLİ YETKİLENDİRİLMİŞ GÜMRÜK MÜŞAVİRİNE VERİLMEK ÜZERE DÜZENLENECEK BELGELER

30/12/2011 tarihli ve 28158 üçüncü mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Onaylanmış Kişi Statüsüne İlişkin Gümrük Genel Tebliği (Sıra No:1) 6 ncı maddesi;

“MADDE 6 – (1) Onaylanmış kişi statü belgesi başvurularında OK1(ilgili tebliğ tanımlar “OK1”: Onaylanmış kişi statü belgesi müracaatına ilişkin başvuru dosyalarının yetkilendirilmiş gümrük müşavirince gerçekleştirilecek ön incelemesi) için tespit sözleşmesi yapılmış Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirine aşağıda belirtilen belgelerin ibrazı gerekir:

ç) Türkiye genelinde kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu bulunmadığının tevsikine ilişkin olarak, OK1 tespiti için tespit sözleşmesi (ilgili tebliğ tanımlar “tespit sözleşmesi”: Yetkilendirilmiş gümrük müşaviri ile onaylanmış kişi statü belgesi başvurusunda bulunacak kişi arasında OK1 tespitinin yapılması için özel hukuk hükümlerine istinaden yapılan sözleşme) yapıldığı tarihten geriye dönük en geç bir ay içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumunun “e-Borcu yoktur” uygulaması içerisinde yer alan ihale konusu olmayan işlerle ilgili “e-borcu yoktur belgesi” seçeneğinden alınmış, tüzel kişiler için ticaret unvanı ve vergi numarasını, gerçek kişiler için ise ad ve soyadı ile T.C. kimlik numarasını, ilgili kurumca elektronik ortamda üretilen bar-kod ve referans numarasını, belgenin internet üzerinden alındığı tarihi, saati ve sorgulamanın Türkiye genelinde yapıldığına ilişkin bilgileri gösteren ihale konusu olmayan işlerle ilgili “e-borcu yoktur belgesi” ya da Ek-4/A’da yer alan örneğe uygun form ile Sosyal Güvenlik Kurumunun ilgili birimlerinden OKI tespiti için tespit sözleşmesi yapıldığı tarihten geriye dönük en geç bir ay içerisinde alınan yazı aslı hükmü uyarınca, işverenlerce, Gümrük ve Ticaret Bakanlığından “Onaylanmış Kişi Statü Belgesi” almak amacıyla sosyal güvenlik prim borcu olmadığına ve çalıştırılan sigortalı sayısına ilişkin yapılan müracaatlar üzerine, Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri / Merkezlerince yapılacak işlemler aşağıda açıklanmıştır.

1- Başvuru Formunun Doldurulması ve Başvuru Üzerine Yapılacak İşlemler

Onaylanmış Kişi Statü Belgesi almak amacıyla sosyal güvenlik prim borcu olup

olmadığının bildirilmesine ilişkin müracaatlar Ek-18’de yer alan; çalıştırılan sigortalı sayısının bildirilmesine ilişkin müracaatlar da örneği Ek-19’da yer alan başvuru formları ile işyerinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne / Merkezine yapılacaktır.

Başvuruda bulunan işveren tarafından, Türkiye genelinde aynı unvan / ad soyad ile tescil edilmiş diğer işyerlerinin yanı sıra aracısı, ortağı ve üst düzey yöneticisi olunan işyerlerine ilişkin bilgiler de başvuru formuna kaydedilecektir.

Onaylanmış Kişi Statü Belgesi almak amacıyla yapılan başvuru üzerine, başvuruda bulunan işverenin, başvuru formunda beyan ettiği işyerleri dışında işyerlerinin bulunup bulunmadığı, işveren intra uygulamasından “İşveren Tescil-Türkiye Geneli Sorgulama” menüsünden kontrol edilecektir.

Türkiye genelinde yapılacak olan kontrol sırasında, “Unvandan Sorgulama”, “Ortak ve Yönetici Sorgulama”, “TC Kimlik / Vergi No’dan Sorgulama” seçenekleri ayrı ayrı kullanılmak suretiyle çapraz sorgulama yapılacaktır.

2- Çalıştırılan Sigortalı Sayısının Belgelenmesi

Çalıştırılan sigortalı sayısının tespiti sırasında, işyerinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne / Merkezine müracaat edildiği tarih itibariyle, Kuruma verilmiş olan yasal verilme süresi geçmiş en son aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgeleri esas alınacaktır.

Örnek 1: (A) Limited Şirketinin, Onaylanmış Kişi Statü Belgesi almak için sosyal güvenlik prim borcu olup olmadığının ve çalıştırılan sigortalı sayısının bildirilmesi amacıyla 13/8/2017 tarihinde işyerinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müracaat ettiği varsayıldığında, 13/8/2017 tarihi itibariyle yasal verilme süresi geçmiş en son aylık prim ve hizmet belgesi 2017/Haziran ayına ilişkin prim belgesi olacağından, çalıştırılan sigortalı sayısının tespitinde, 2017/Haziran ayına ilişkin olarak düzenlenmiş aylık prim ve hizmet belgeleri esas alınacaktır.

Örnek 2: Örnek 1’deki işverenin, işyerinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne 25/9/2017 tarihinde müracaat ettiği varsayıldığında ise, 25/9/2017 tarihi itibariyle, yasal verilme süresi geçmiş en son aylık prim ve hizmet belgesi 2017/Ağustos ayına ilişkin prim belgesi olacağından, çalıştırılan sigortalı sayısının tespitinde, bu defa 2017/Ağustos ayına ilişkin olarak düzenlenmiş aylık prim ve hizmet belgesi esas alınacaktır.

Sigortalı sayısının tespiti sırasında, başvuruda bulunan işverenin Türkiye genelinde aynı unvan / ad soyad ile tescil edilmiş olan işyerleri, bu işyerlerinde aracı sıfatı ile bildirimde bulunanlar ve kendisinin aracı sıfatı ile bildirimde bulunduğu işyerlerinde çalıştırmış olduğu sigortalılara ilişkin aylık prim ve hizmet belgeleri dikkate alınacak, buna karşın ortağı ve üst düzey yöneticisi olduğu işyerlerinde çalıştırmış olduğu sigortalılara ilişkin aylık prim ve hizmet belgeleri dikkate alınmayacaktır.

Örnek 3: Türkiye genelinde aynı unvan / ad soyad ile tescilli 4, aracı olarak işlem gördüğü 2, ortağı olduğu 5 işyeri bulunan (B) Limited Şirketinin, çalıştırılan sigortalı sayısının bildirilmesi amacıyla 15/9/2017 tarihinde işyerlerinden herhangi birinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müracaat ettiği varsayıldığında, sigortalı sayısının tespitine esas alınacak ay 2017/Temmuz ayı olduğundan, işverenin aynı unvan / ad soyad ile tescili işyerleri ile aracı olarak işlem gördüğü işyerlerinden 2017/Temmuz ayına ilişkin düzenlenen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalı sayısı dikkate alınacak, buna karşın ortağı olduğu işyerlerinde çalıştırmış olduğu sigortalılara ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalı sayısı dikkate alınmayacaktır.

Başvuruda bulunan işverenin çalıştırdığı sigortalı sayısının tespitine esas alınacak ayda, asıl nitelikte aylık prim ve hizmet belgelerinin yanı sıra ek ve iptal nitelikte aylık prim ve hizmet belgesi de verilmiş ise, sigortalı sayısı asıl ve ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalı sayılarının toplamından iptal nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalı sayıları çıkartılmak (ASIL + EK – İPTAL) suretiyle tespit edilecektir.

Örnek 4: (A) gerçek kişisinin sigortalı sayısının tespitine esas olan 2017/Haziran ayına ilişkin düzenlemiş olduğu asıl nitelikteki aylık prim ve hizmet belgesinde 10 sigortalı, ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgesinde 4 sigortalı, iptal nitelikteki aylık prim ve hizmet belgesinde ise 3 sigortalı kayıtlı olduğu varsayıldığında, çalıştırılan sigortalı sayısı 10 + 4 – 3 =11 olarak bildirilecektir.

Sigortalı sayısının tespitine esas olan ayda, sigortalının ay içinde işten ayrılması ve aynı ay içinde aynı işyerine tekrar başlamış olması halinde, bu sigortalı için aylık prim ve hizmet belgesinde iki ayrı kayıt yer alacağından, sigortalı sayısının tespitinde bu nitelikteki kayıtlardan mükerrer olan kayıtlar dikkate alınmayacaktır.

Çalıştırılan sigortalı sayısına ilişkin olarak Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirine sunulmak üzere düzenlenecek olan yazılar, ünite mührüyle tasdik edilerek tarih ve sayı verildikten sonra ilgililere verilecektir.

Sigortalı sayısının tespitine esas aya ilişkin olarak, başvuruda bulunan işverenin aynı ad soyad ile tescil edilmiş işyerlerinden ya da aracısı olduğu işyerlerinden iptal nitelikte aylık prim ve hizmet belgesi verilmiş ise, sigortalı sayısı, aylık prim ve hizmet belgeleri onaylanmak suretiyle değil, resmi bir yazı ile başvuru formunda belirtilen Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirine bildirilecektir.

Yine, başvuruda bulunan işverenin aynı unvan / ad soyad ile tescil edilmiş işyerleri ile aracısı olduğu işyerlerinin sayısının birden fazla olması halinde, herhangi bir karışıklığa mahal bırakılmaması amacıyla, çalıştırılan sigortalı sayısı, resmi bir yazı ile başvuru formunda belirtilen Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirine bildirilecektir.

Çalıştırılan sigortalı sayısının Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirine bildirilmesi sırasında hangi aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinin dikkate alındığı da belirtilecektir.

Çalıştırılan sigortalı sayısının tespitine esas olan ayda, aylık prim ve hizmet belgesi verilmemiş ise, önceki aylara ilişkin aylık prim ve hizmet belgesi verilip verilmediği üzerinde durulmaksızın, Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirine sigortalı çalıştırılmadığı bildirilecektir.

3- Sosyal Güvenlik Prim Borçlarının Sorgulanması

3.1 Sorgulama Kapsamına Giren Borç Türleri Ve Borç Sorgulamasında Esas Alınacak

Tarih

Onaylanmış Kişi Statüsü Belgesi almak için sosyal güvenlik prim borcu olup olmadığının ve çalıştırılan sigortalı sayısının Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirine bildirilmesi amacıyla yapılan müracaatlar üzerine, Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri /Merkezlerince;

Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştırması nedeniyle işveren olanlar yönünden sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezaları ve fer’ileri,

Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışan sigortalılar yönünden prim borçları ile bunlara bağlı gecikme cezası, gecikme zammı, varsa faiz ve diğer fer’ileri,

Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran işverenler yönünden kesenek ve kurum karşılıkları, sigorta primi, idari para cezaları ve fer’ileri, sorgulanacaktır.

Borç sorgulaması, Kuruma müracaat ettiği tarih itibariyle, başka bir ifade ile başvuru formunun Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarih itibariyle muaccel hale gelmiş olan borçları sorgulanmak suretiyle yapılacaktır.

3.2 Sorgulama Kapsamına Giren Borçların Taksitlendirilmiş veya Yapılandırılmış Olması

Başvuruda bulunan işverene, Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirinden Onaylanmış Kişi Statü Belgesi almak amacıyla, kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olmadığına ilişkin yazının verilebilmesi için, Türkiye genelinde aynı unvan / ad soyad ile tescil edilmiş ya da ortağı, aracısı ve üst düzey yöneticisi olduğu işyerlerinden dolayı yukarıdaki 3.1 nolu bölümde açıklanan nitelikte borçlarının bulunmaması gerekmektedir.

Sigorta primi ve işsizlik sigortası primlerinin, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil edilmiş ve taksitlendirmiş ya da ilgili kanunlara göre yeniden yapılandırmış olması halinde, tecil ve taksitlendirilmiş ya da yeniden yapılandırılmış olan borçlara ilişkin taksit ödeme yükümlülüklerinin düzenli olarak yerine getiriliyor olması ve tecil ve taksitlendirme ya da yapılandırma kapsamına girmeyen muaccel hale gelmiş sigorta primi ve işsizlik sigortası prim borcunun bulunmaması kaydıyla, söz konusu işverenlere, tecil ve taksitlendirilmiş ya da yapılandırılmış olan kalan borç tutarı da belirtilmek suretiyle, borcun tecil ve taksitlendirilmiş ya da yapılandırılmış olduğu şeklinde belge verilecektir.

VIII. ORTAK HUSUSLAR

1- Emanet Hesaplarda Bulunan Paralar

Borç sorgulaması yapılırken aynı zamanda işverenin emanet hesapları da kontrol edilerek, varsa buradaki paraların ilgili hesaplara ve müfredat kartlarına aktarılması yapılacaktır.

Emanete alınmış olması nedeniyle ödenmediği görülen borçlarla ilgili olarak borcu yoktur belgesi / yazısı isteyen işverenler tarafından kendilerinin bu borçları ödediklerine dair makbuz ibraz etmeleri durumunda, emanet hesapları görüntüleme ekranları da kullanılarak gerekli araştırma yapılacak ve borcun gerçekten ödenmiş olduğunun anlaşılması halinde aktarma işlemi yapılarak, ilgililere borcu yoktur belgesi / yazısı verilecektir.

2- Alt İşverenlere Ait Borçlardan İşverenin Sorumluluğu

Bilindiği gibi, işverenlere ait işyerlerinin bölüm veya eklentilerinden iş alan ve kendi adlarına sigortalı çalıştıran alt işverenlerin kendi adlarına işyeri dosyası açılmamakta, çalıştırdıkları sigortalılardan dolayı tahakkuk eden ve ödenmeyen prim borçlarından dolayı kendileri ile birlikte işverenleri de sorumlu bulunduğundan, alt işverenlerin kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borçları ödenmedikçe, kendilerine ve işverenlerine borçlarının olmadığına dair belge verilmeyecektir.

Alt işverenlerin kendi çalıştırdıkları sigortalılardan dolayı prim borcu olmadığına dair belge talep etmeleri durumunda sadece alt işverenlikten kaynaklı borç sorgusu yapılarak örneği Ek-7 ya da Ek-8’de yer alan borcu yoktur belgesi verilecektir.

3- Kurumumuzda Tescilli İşyeri Bulunmayanlar

Kurumumuzdan farklı sebeplerle Kredi Garanti Fonu, KOSGEB, TÜBİTAK, Kalkınma Ajansları, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı gibi kurumlara verilmek üzere borcu

yoktur belgeleri / yazıları istenebilmektedir. Düzenlenmesinin usul ve esasları Kanunen belirlenen bu belgeler / yazılar Genelgenin diğer bölümlerinde açıklanmıştır.

Ancak Kurumumuzda tescilli (kayıtlı) işyeri bulunmayanlarla ilgili yapılacak işlemin ve düzenlenecek belgenin / yazının isteyen kuruma göre farklı olmaması gerektiğinden, tescilinin (kaydının) olmadığına dair düzenlenecek belgeler / yazılar ayrı ayrı her bölümde belirlenmemiştir.

Kurumdan borcu olmadığına dair belge / yazı isteyen ilgilinin müracaatta bulunduğu işveren işlemleri yürütülen herhangi bir İl Müdürlüğü veya Sosyal Güvenlik Merkezince yapılan Türkiye geneli sorgulaması sonrasında kaydının veya tescilli işyerinin bulunmadığı tespit edildiğinde, ilgilinin sigortalılığından kaynaklı sorgulaması da yapılarak ilgiliye sorgu sonucunda durumuna uygun örneği Ek-20 ya da Ek-21’de yer alan “Tescili / Kaydı Yoktur” belgesi muhatap kurum / kuruluş / kişi dikkate alınarak düzenlenecektir.

4- İz’e Ayrılan ve Kanun Kapsamından Çıkarılan İşyeri Dosyaları

Yapılacak sorgulamada, işverenlerin daha önce başka ünitede işlem gören işyerlerine ait işyeri dosyalarının iz’e ayrıldığının tespiti durumunda, iz’e ayrılan işyerlerinden dolayı ödenmemiş prim borcu bulunamayacağından, işyerinin işlem gördüğü Ünite ile bu amaçla yazışma yapılmayacaktır.

Kanun kapsamından çıkarıldığı halde, henüz iz’e ayrılmamış işyerleri yapılacak sorgulamada dikkate alınarak bu işyerlerinin kapsama giren borçlarının olup olmadığı araştırılacaktır.

5- Müracaatlarda İstenilen Belgeler

Bilindiği üzere 31/7/2009 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Kamu Hizmetlerinin Sunumunda Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik”in başvuru sahibinden bilgi ve belge istenmesine ilişkin esasların düzenlendiği 8 inci maddesinde, idarenin görevi gereği kendisinde bulunan bilgi ve belgeler ile daha önce başvuru sahibinden alınarak kurum kayıtlarına aktarılan ve değişmediği başvuru sahibi tarafından beyan edilen belgelerin yeniden istenmeyeceği, istenen belgenin aslının getirilmesi hâlinde, belgenin fotokopisi, aslına uygunluğu kontrol edildikten sonra ilgili görevli tarafından isim ve unvan yazılarak tasdik edileceği, diğer idarelerin elektronik ortamda paylaşıma açtığı bilgi ve belgelerin, başvuru sahibinden istenmeyeceği bu bilgi ve belgelere kolayca erişim için gerekli bilgilerin istenebileceği hükümleri yer almaktadır.

Dolayısıyla borcu yoktur belgelerine müracaat eden ilgililerden istenecek belgelerde işyeri bildirgesi ile birlikte istenilen gerçek kişi işverenler yönünden kendilerinin, tüzel kişi işverenler yönünden ise tüzel kişiliği temsile yetkili kişilerin imza sirkülerinin ikinci defa istenmemesi; gerek görülmesi halinde borcu yoktur belgesi için Üniteye müracaatları sırasında kişiliği temsile yetkililerin kimliklerinin tespitiyle birlikte imza beyanlarının alınması yeterli sayılacaktır.

Diğer yandan ortak olunan işyerine ait Ticaret Sicil Gazetesi veya diğer belgelerin, üst düzey yöneticilerin göreve başlama ve bitiş tarihlerini belgeleyen belgelerin başvuru sırasında sunulması gerekmektedir.

6- Yürürlükten Kaldırılan Hükümler

23/6/2016 tarihli ve 2016/13 sayılı, 21/8/2009 tarihli ve 2009-106 sayılı, 16/4/2009 tarihli ve 2009-62 sayılı, 16/1/2009 tarihli ve 2009-13 sayılı, 1/10/2007 tarihli ve 2007/75 sayılı Genelgeler ile 8/12/2017 tarihli ve 6183901 sayılı Genel Yazı, 1/3/2017 tarihli ve 1154504 sayılı Genel Talimat, bu Genelgenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle yürürlükten kaldırılmış olup, diğer Genelgelerin bu Genelgeye aykırı hükümleri uygulanmayacaktır.

Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.