DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 36°C
Sıcak

5510 Sayılı Kanun Açısından Ücret Bordrosu Düzenleme ve İbraz Yükümlülüğü

Ücret Bordrosu Nedir?

Ücret bordrosu, işverenin işçiye her ay ödemesi gereken ücreti ve bu ücret üzerinden yapılan kesintileri gösteren bir belgedir. Bu belge işçiye hak ettiği ödemenin yapıldığını ıspatlayıcı olması açısından önem arz etmektedir. Bu yazımızda birçok Kanuna göre düzenlenmesi zorunlu olan bu belgelerin SGK açısından değerlendirilmesi yapılacaktır.

Sosyal Sigortalar İşlemleri Yönetmeliğine göre işverenler, SGK’ ya verdikleri prim belgesinde yazılı olanları doğrulayıcı nitelikte olmak ve Kanunun 102. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin beş numaralı alt bendinde sayılan hususları içerecek şekilde aylık ücret tediye bordrosu düzenlemekle yükümlüdürler. Ayrıca ücret bordrolarının istenilmesi halinde de bu belgeleri Kuruma ibraz etmek zorundadır.

Sosyal Güvenlik Kurumunun denetim ve kontrolle görevli olan memurları tarafından yapılan araştırmalara istinaden, bazı durumlarda işyerine ait kayıt ve belgelerin incelenmesi gerekebilir.

Örneğin;

-Kayıt dışı sigortalı tespiti,

-İşveren tarafından sonradan verilen Asıl/Ek/İptal beyannameler,

-Sahte sigortalılık tespiti

-İş kazası incelemeleri

Bu ve bunlara benzer durumlarda işverenden yasal belgelerin Kuruma ibraz edilmesi istenir.  Bu kayıtlardan olmazsa olma iki tanesi işyerinin tutmak zorunda olduğu yasal defterler ve ücret ödeme bordrolarıdır.

5510 sayılı Kanunun 86. Maddesinin ikinci fıkrasında;

“İşveren, işyeri sahipleri; işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yıl başından başlamak üzere on yıl süreyle, kamu idareleri otuz yıl süreyle, tasfiye ve iflâs idaresi memurları ise görevleri süresince, saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde on beş gün içinde ibraz etmek zorundadır.” hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm gereği işverenden istenen kayıt ve belgeler alındığı tarihi takip eden günden başlamak üzere 15 gün içinde Kuruma ibraz edilmek zorundadır.

Örnek: 02.04.2021 tarihli yazı ile X işyerine ait kayıt ve belgeler istenmiş, tebliğ yazısı 06.04.2021 tarihinde işveren tarafından teslim alınmıştır. İşverenin 15 günlük süresi, tebliğ tarihini takip eden 07.04.2021 tarihinde başlayıp 21.04.2021 tarihinde sona ermektedir. Yani işveren en geç 21.04.2021 tarihinde kayıtlarını ibraz etmelidir.

Kayıt ibraz etmemenin yaptırımı nedir?

5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; “86. maddesinin ikinci fıkrasındaki yükümlülüğü Kurumca yapılan yazılı ihtara rağmen on beş gün içinde mücbir sebep olmaksızın tam olarak yerine getirmeyenlere;

1) Bilânço esasına göre defter tutmakla yükümlü olanlar için, aylık asgari ücretin on iki katı tutarında,

2) Diğer defterleri tutmakla yükümlü olanlar için, aylık asgari ücretin altı katı tutarında,

3) Defter tutmakla yükümlü değil iseler, asgari ücretin üç katı tutarında idari para cezası uygulanacağı belirtilmektedir.

Buna istinaden kayıt ibraz yükümlüğünü yerine getirmeyen işverene, tutmak zorunda olduğu yasal defter türüne göre yaptırım uygulanacaktır.

Yasal sürede defterlerimi ibraz ettim. Sonrasında ne olacak?

Yukarıda kayıt ve belgeleri ibraz etmeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde uygulanacak olan yaptırımlardan bahsetmiştik. Peki bu kayıtlar yasal süresinde teslim edildi diye işverenin yükümlülüğü sona ermiş mi oluyor?

Hayır. İbraz edilen belgelerin 5510 sayılı Kanun ve diğer mevzuat hükümleri gereği bazı şartları taşıması gerekiyor. Bu kriterler yerine getirilmemişse işverene 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin (e/4) ve (e/5) bentlerine göre yaptırımlar uygulanabilmektedir. e/4 bendine bakacak olursak;

Tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla;

“defter ve belgelerin tümünü verilen süre içinde ibraz etmekle birlikte; kanunî tasdik süresi geçtikten sonra tasdik ettirilmiş olan defterlerin tasdik tarihinden önceki kısmı, işçilikle ilgili giderlerin işlenmemiş olduğu tespit edilen defterler, sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançların kesin olarak tespitine imkân vermeyecek şekilde usulsüz veya noksan tutulmuş defterler, herhangi bir ay için sigorta primleri hesabına esas tutulması gereken kazançların ve kazançlarla ilgili ödemelerin (sigorta primine esas kazancın ödemeye bağlı olduğu durumlar dahil) o ayın dahil bulunduğu hesap dönemine ait defterlere işlenmemiş olması halinde, o aya ait defter kayıtları geçerli sayılmaz ve bu geçersizlik hallerinin gerçekleştiği her bir takvim ayı için, aylık asgari ücretin yarısı tutarında; kullanılmaya başlanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu olduğu halde tasdiksiz tutulmuş olan defterler geçerli sayılmaz ve tutmakla yükümlü bulunulan defter türü dikkate alınarak bu bendin (1) ve (2) numaralı alt bentlerine göre; Vergi Usûl Kanunu gereğince bilanço esasına göre defter tutulması gerekirken işletme hesabı esasına göre tutulmuş defterler geçerli sayılmaz ve bu bendin (1) numaralı alt bendine göre idari para cezası uygulanır.” denilmiş ve kayıtların geçerli sayılabilmesi için bu şartları taşıması gerektiği vurgulanmıştır. Burada, kayıt ibraz etmeme cezası üst sınır olmak üzere, geçersizlik hallerinde de işverene ceza uygulanabileceği dile getirilmiştir.

Sadece yasal defterlerimi getirsem ceza yer miyim?

Eğer, incelemeyi yapacak denetim görevlisi “defterler, ücret bordroları vb.” gibi istediği evrakları belirterek tebliğ etmişse sadece işyeri defterlerinin ibraz edilmesi yeterli olmayacaktır. Zaten yukarıda da belirtildiği üzere ücret bordrosu da incelemenin tamamlanması açısından olmazsa olmaz unsurlardan bir tanesidir. Yani defterleri tam olarak ibraz edip ücret bordrosu incelemeye sunulmamışsa ibraz etmeme cezasına maruz kalınacaktır.

Yasal defterlerde olduğu gibi; ücret bordrosu incelemeye sunuluyor fakat 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin e/5 bendindeki unsurları taşımıyorsa burada da işverene geçersizlik nedeniyle idari para cezası uygulanacaktır.

5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin birinci fıkrasının (e/5) bendinde ücret bordrosunda bulunması gerekenler açıkça izah edilmiştir. Buna göre bordroda bulunması gerekenler şunlardır:

*İşyerinin sicil numarası

*Bordronun ilişkin olduğu ay

*Sigortalının adı, soyadı, kimlik numarası

*Ücret ödenen gün sayısı

*Sigortalının ücreti

*Ödenen ücret tutarı

*Ücretin alındığına dair sigortalının imzası.

Bu unsurlardan herhangi birinin eksik olması durumunda ücret bordrosu geçerli sayılmayacak ve her bir geçersiz ücret tediye bordrosu için aylık asgari ücretin yarısı tutarında idari para cezası uygulanacaktır. Burada da üst sınır, yasal defterler baz alınarak kayıt ibraz etmeme cezası tutarını aşamayacaktır.

Örnek: İşletme defteri tutmakla yükümlü olan ABC işyerinden 2019-2020 yıllarına ait ücret ödeme bordroları 2021 yılında talep edilmiştir. İşveren yasal süresi içinde bordroları Kuruma sunmuştur. Yapılan incelemede iki yılın her ayı için geçersizlik tespit edilmiştir. Buna göre işverene her ay için yarım asgari ücret olmak üzere iki yıl için toplam 12 asgari ücret idari para cezası uygulanması gerekecektir. Ancak üst sınır, tutulan defter türüne göre belirlenmektedir. İşletme defteri tutan işverenlere kayıt ibraz etmeme durumunda uygulanacak olan idari para cezası 6 asgari ücret olduğundan burada da ücret bordrolarının geçersizliği nedeniyle uygulanacak olan idari para cezası 2021 yılı için 6 asgari ücret tutarını geçemeyecektir.

Burada belirtmek gerekir ki, ücret bordrolarında sigortalıların imzalarının olmaması, bordroların her zaman geçersiz sayılması anlamına gelmez. Nitekim, “Ücret, Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığı ile Ödenmesine Dair Yönetmelik” 10. Maddesinde; “İşyerleri ve işletmelerinde İş Kanunu hükümlerinin uygulandığı işverenler, Türkiye genelinde çalıştırdıkları işçi sayısının en az 5 olması halinde, çalıştırdıkları işçiye o ay içinde yapacakları her türlü ödemenin kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarını, bankalar aracılığıyla ödemekle yükümlüdürler.” hükmüne istinaden ücret ödemelerinin banka yolu ile yapıldığı İşyerlerinde düzenlenen bordroların sigortalıların imzasını taşımasına gerek yoktur. Banka dekontları ile Kuruma bildirilen tutarlar mutabıksa, bu dekontlar bordroların geçerli sayılması açısından yeterli olacaktır.

Sonuç olarak; Sosyal Güvenlik Kurumunun denetim ve kontrolle görevli memurları tarafından işverenden istenen belgelerin yasal süresinde teslim edilmesi, geçersiz olup olmadığının kontrol edilmesi ve ücret ödeme bordrosunun da ana belgelerden biri olduğunun unutulmaması gerekmektedir.

14.04.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.